ABD Büyümesi Hayal Kırıklığı Yarattı
Küresel finans piyasalarının yakından izlediği ABD ikinci çeyrek GSYİH verisi bugün açıklandı. Ekonominin yıllıklandırılmış büyüme oranı yüzde 1,5 seviyesinde gerçekleşerek, piyasa beklentisi olan yüzde 2,1’in belirgin şekilde altında kaldı. Bir önceki çeyrekte de yüzde 2,1 büyüyen ABD ekonomisi, hükümet harcamalarındaki gerileme, yatırımlardaki yavaşlama ve ihracatın zayıf seyri nedeniyle fren yaptı. Tüketici harcamalarındaki görece direnç ise düşüşü sınırlayan ana unsur oldu.
Verinin ardından dolar endeksinde baskı artarken, küresel risk iştahı daraldı. Özellikle gelişmekte olan ülke varlıkları üzerinde satış baskısı güçlendi. Türk piyasaları da bu gelişmeden doğrudan etkilendi. Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi günü yüzde 1,55-1,59 aralığında kayıpla tamamlayarak 13.286-13.293 puan bandına geriledi. Bankacılık endeksindeki yüzde 2’nin üzerindeki düşüş, endeksin genel performansını aşağı çekti.
Türk Varlıkları Üzerindeki Etki
Piyasa uzmanları, ABD büyümesindeki yavaşlamanın Fed’in faiz politikasına ilişkin belirsizliği yeniden gündeme getirdiğini vurguluyor. Dün faizleri sabit tutan ve üç üyenin artırım yönünde karşı oy kullandığı Fed kararı sonrası zaten tedirgin olan yatırımcılar, bugünkü zayıf büyüme verisiyle birlikte "daha uzun süre yüksek faiz" senaryosunu yeniden fiyatlamaya başladı. Bu durum, Türkiye gibi yüksek faiz ve enflasyonla mücadele eden ekonomilerde risk primlerinin yükselmesine yol açıyor.
Dolar/TL kuru 47,42 seviyesinde işlem görürken, yatırımcılar hem küresel büyüme endişelerini hem de Ortadoğu’daki jeopolitik gerilimin petrol fiyatları üzerindeki etkisini yakından takip ediyor. Brent petrolün 88-90 dolar bandında seyretmesi, enerji ithalatçısı Türkiye için maliyet baskısını canlı tutuyor. Analistler, ABD verisinin ardından küresel likidite koşullarının sıkı kalmaya devam etmesinin, Türk hisse senedi ve tahvil piyasalarında volatiliteyi artırabileceğini belirtiyor.
Yatırımcı İçin Kritik Dengeler
Uzmanlara göre, ABD ekonomisindeki yavaşlama kısa vadede risk iştahını sınırlasa da, enflasyonun kademeli gerileme eğiliminde olması Fed’in aşırı şahin bir tutum sergilemesini engelleyebilir. Ancak Türk yatırımcısı açısından asıl kritik nokta, küresel büyüme yavaşlarken Türkiye’nin enflasyonla mücadele sürecinin ne kadar sürdürülebilir olacağı. Borsa İstanbul’daki satışların devam etmesi halinde, 13.200 ve 13.100 puan seviyeleri teknik olarak izlenecek destekler arasında yer alıyor.
Özetle, bugünkü ABD büyüme verisi yalnızca bir istatistik değil; küresel para politikası beklentilerini ve riskli varlıklara yönelen sermaye akımlarını yeniden şekillendiren bir gelişme olarak öne çıkıyor. Türk piyasaları, bu yeni denge arayışında hem iç dinamikleri hem de dış şokları aynı anda yönetmek zorunda.
