Küresel Barış Sinyali Türk Ekonomisine Nefes Aldırıyor
ABD ve İran arasında savaşı sona erdirecek anlaşmanın duyurulması, dünya genelinde petrol fiyatlarının sert düşüşü ve risk iştahının artmasıyla sonuçlandı. Türkiye gibi net enerji ithalatçısı ülkeler için bu gelişme, özellikle son dönemde jeopolitik gerilimlerin tetiklediği enflasyon ve dış denge baskılarını hafifletme potansiyeli taşıyor. Borsa İstanbul anlaşma sonrası ilk işlem gününde %4 civarında yükselişle 14.500 puana yaklaştı, Türk Lirası'nda ise stabilizasyon sinyalleri gözlendi.
Petrol İthalat Faturasında Rahatlama
Savaş öncesi 60 dolar bandında seyreden Brent petrolün varili, kriz döneminde 110 doları aşmıştı. Anlaşmayla birlikte fiyatların 60-70 dolar bandına, yıl sonunda ise 50 dolara kadar inebileceği öngörülüyor. Altınbaş Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Hayri Kozanoğlu, bu durumun Türkiye'nin petrol ithalat faturasını 100 milyar dolara yaklaşan tehlikeden 73-78 milyar dolar bandına çekebileceğini belirtiyor. Orta Vadeli Program'daki hedefler açısından kritik bir rahatlama sağlayan bu düşüş, üretim maliyetlerini ve enflasyon baskısını azaltma potansiyeli taşıyor.
Enflasyon, Faiz ve Rezervler Üzerindeki Etkiler
Uzmanlar, petrol fiyatlarındaki gerilemenin hem Türkiye'de hem küresel ölçekte enflasyonun düşüşüne katkı sağlayacağını ifade ediyor. Swissquote kıdemli analisti İpek Özkardeşkaya, bunun Türk Lirası'nı destekleyeceğini ve Merkez Bankası'nın rezerv satış baskısını azaltabileceğini söylüyor. TCMB'nin %37'deki politika faizini koruma kararı sonrası, enerji şokunun hafiflemesiyle olası indirim döngüsüne dönüş için zemin oluşabilir. Ancak uzmanlar, enflasyonun kalıcı düşüşü için temkinli olunması gerektiğini vurguluyor.
Borsa ve Sektörel Kazanımlar
BIST 100'ün güçlü performansı, bankacılık ve holding endekslerindeki yükselişle desteklendi. Turizm, lojistik ve imalat sektörleri açısından jeopolitik risklerin azalması olumlu. İran'la komşuluk ilişkileri sayesinde ticaret ve turizmde toparlanma bekleniyor. Ancak ekonomist Prof. Erhan Aslanoğlu, barışın kalıcı olmasının önemine dikkat çekerek, küresel belirsizliklerin tamamen ortadan kalkmadığını hatırlatıyor.
Uzman Görüşleri ve Riskler
Anlaşma, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in yürüttüğü program için de destekleyici bir unsur olarak değerlendiriliyor. CDS primlerindeki olası iyileşme ve yabancı sermaye girişi potansiyeli öne çıkıyor. Bununla birlikte, uzmanlar kalıcı barışın tesis edilmesi ve Türkiye'nin makroekonomik dengelerdeki disiplini sürdürmesi gerektiğini belirtiyor. Kısa vadede piyasalara iyimserlik hâkimken, orta vadeli etkiler yakından takip edilecek.
