Piyasaların Nabzını Tutan Dev Raporlar Geldi
Türkiye ekonomisinde faiz indirim döngüsünün başlangıç zamanlaması konusunda belirsizlikler, bugün yayınlanan uluslararası banka raporlarıyla büyük ölçüde netleşti. Ağustos ayı enflasyon verisinin piyasa konsensüsünün hafif altında (%1,84 aylık) gerçekleşmesinin ardından, BBVA Research ve Citi gibi küresel finans dünyasının önde gelen araştırma birimleri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) para politikasına dair kritik revizyonlara gitti.
Özellikle BBVA Research'in ilk faiz indirimi beklentisini Aralık'tan Ekim'e çekmesi, piyasalarda 'yumuşak iniş' senaryosunu güçlendiren en somut sinyal olarak kayıtlara geçti. Uzmanlar, bu hamlenin sadece bir tahmin değişikliği olmadığını, TCMB'nin fonlama maliyetlerinde zaten başlayan normalleşmenin kurumsal yatırımcılar nezdinde de teyit edildiğini vurguluyor.
BBVA'dan Şok Revize: İlk İndirim Ekim'de
İspanyol devinin araştırma kolu BBVA Research, bugün yayınladığı Türkiye raporunda yıl sonu enflasyon tahminini %30 seviyesinde korurken, politika faizi öngörüsünde cesur bir hamle yaptı. Kurum, daha önce yılın son çeyreğinde (Aralık) beklediği 100 baz puanlık ilk faiz indirimini, Ekim ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına öne çekti.
Rapora göre, gıda fiyatlarının ılımlı seyri ve enerji fiyatlarındaki (jeopolitik riskler hariç) istikrar, aylık enflasyonun %2,0 bandında kalmasını sağlayabilir. Bu durum, baz etkilerinin de yardımıyla yıllık TÜFE'nin Eylül'de %30'a yaklaşmasına yol açarak, TCMB'ye Ekim ayında faizi %36'ya indirme alanı tanıyacak. BBVA, yıl sonuna kadar politika faizinin bu seviyede sabit kalmasını öngörüyor.
Citi ve Diğer Kurumlar Ne Diyor?
ABD'li finans devi Citi ise daha temkinli bir dil korusa da yönün aşağı olduğunu teyitledi. Citi analistleri, Eylül ayında faiz değişikliği beklemese de, politika faizinin 2026 yılını %35 seviyesinde tamamlayacağını öngörüyor. Banka, enflasyonun yılı mevcut seviyelere yakın (%30,9'un hafif üzerinde) kapatmasını tahmin ediyor.
21 farklı kurum ve araştırma şirketinin verilerini derleyen Matriks Haber'in raporuna göre ise piyasanın genel kanısı Ekim-Aralık ekseninde şekilleniyor. Akbank ve İş Yatırım gibi yerli devler de yıl sonu politika faizi tahminlerini aşağı yönlü revize ederek %35-36 bandına çekti. Bu durum, 'faizler daha uzun süre yüksek kalacak' korkusunun yerini, 'kontrollü ve veri odaklı indirimler' beklentisine bıraktığını gösteriyor.
Yatırımcı İçin Kritik Uyarılar ve Riskler
Tüm bu olumlu faiz indirimi sinyallerine rağmen, raporlar ciddi risk faktörlerine de parmak basıyor. Kurumların ortak görüşüne göre; hizmet enflasyonunun %40 seviyesindeki inatçı seyri, çekirdek enflasyon göstergelerindeki katılık ve üretici fiyatlarındaki (Yİ-ÜFE) hızlanma, dezenflasyon sürecinin önündeki en büyük engeller olarak öne çıkıyor.
Özellikle enerji fiyatları ve jeopolitik gerilimler, enflasyon tahminleri üzerindeki en büyük yukarı yönlü risk olarak tanımlanıyor. Goldman Sachs, petrol fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle yıl sonu enflasyon tahminine yönelik risklerin 'yukarı yönlü' olduğunu belirtirken, Akbank akaryakıt fiyatlarındaki potansiyel artışlara karşı uyarıda bulundu. Yatırımcıların, 10 Eylül'deki TCMB kararı öncesinde bu riskleri yakından takip etmesi gerekiyor.
