Avrupa’da Enerji Kaynaklı Enflasyon Sıçraması
Almanya Federal İstatistik Ofisi’nin açıkladığı öncü verilere göre, Avrupa’nın lokomotif ekonomisinde yıllık enflasyon yüzde 2,8 seviyesine yükseldi. Haziran’daki yüzde 2,3’lük oranın ardından gelen bu artış, piyasa beklentilerinin de üzerinde gerçekleşti. Asıl dikkat çeken unsur ise enerji fiyatlarındaki yüzde 8,3’lük yıllık yükseliş oldu. Jeopolitik gerilimlerin yeniden alevlenmesiyle Brent petrolün 90 dolar bandına oturması, Avrupa genelinde maliyet enflasyonunu yeniden ateşledi.
Euro Bölgesi’nde Yeni Endişe Dalgası
Almanya verisi, bugün açıklanacak Euro Bölgesi temmuz enflasyon öncü verisine gölge düşürdü. Piyasa katılımcıları bloğun yıllık enflasyonunun yüzde 2,9 seviyesine çıkmasını bekliyor. Avrupa Merkez Bankası’nın temmuzda faizleri sabit tutmasına rağmen, enerji kaynaklı baskının sürmesi halinde ek sıkılaşma ihtimalinin güçlendiği konuşuluyor. Bu gelişme, küresel risk iştahını daraltırken gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı yaratıyor.
Türk Piyasalarına Yansıma: Kur ve Enflasyon Riski
Türkiye için tablo daha karmaşık. Enerji ithalatçısı konumundaki ülke, yükselen petrol ve doğalgaz fiyatlarından doğrudan etkileniyor. TCMB’nin geçtiğimiz günlerde yayımladığı PPK özetinde de temmuz ayında enerji kaynaklı geçici enflasyon artışı uyarısı yapılmıştı. Almanya’dan gelen veri, bu uyarının küresel boyutunu teyit eder nitelikte. Dolar/TL’nin 47,40 bandında tutunmaya çalıştığı ortamda, ithalat faturasının kabarması cari açığı yeniden gündeme getirebilir.
Piyasa uzmanları, Borsa İstanbul’da enerji ve ihracat ağırlıklı hisselerin kısa vadede dalgalı seyir izleyebileceğini, uzun vadede ise sıkı para politikasının devamının zorunlu hale gelebileceğini belirtiyor. Retail yatırımcı için mesaj net: Küresel enerji şoku, yurt içi enflasyon görünümünü ve faiz indirim beklentilerini yeniden şekillendiriyor.
