Faiz İndirimi Döngüsü Kapıda: 2 Yıllık Tahvil Faizi 3 Temmuz'dan Bu Yana İlk Kez Yüzde 40'ın Altına Geriledi

25 Ağustos 202611:12
Piyasa Haberleri
Faiz İndirimi Döngüsü Kapıda: 2 Yıllık Tahvil Faizi 3 Temmuz'dan Bu Yana İlk Kez Yüzde 40'ın Altına Geriledi

Piyasa Faiz İndirimini Fiyatlamaya Başladı

Türkiye piyasalarında haftanın en kritik gelişmesi, Merkez Bankası'nın altı ay aradan sonra bir hafta vadeli repo ihalelerine geri dönmesi oldu. TCMB, 24 Ağustos'ta yüzde 37 faiz oranıyla 1 milyar TL tutarında ihale açarken, bu hamle gecelik borç verme faizinin yüzde 40'tan yüzde 37'ye çekilmesi anlamına geldi. Sonuç, piyasada zımni 458 baz puanlık bir faiz indirimi olarak fiyatlandı ve Türkiye'nin 2 yıllık tahvil faizi 3 Temmuz'dan bu yana ilk kez yüzde 40 seviyesinin altına geriledi.

Zımni İndirim Piyasa Faizini Aşağı Çekti

TCMB'nin miktar yöntemiyle açtığı 31 Ağustos vadeli ihalede basit faiz yüzde 37, bileşik faiz ise yüzde 44,58 olarak gerçekleşti. Buna karşılık gecelik yüzde 40'ın yıllık bileşik faizi yüzde 49,16 seviyesinde. İki kanal arasındaki bu makas, bankaların artık yüzde 37'lik resmi politika faizinden fonlanabilmesini mümkün kıldı ve fiili fonlama maliyetini aşağı çekti. Ekonomistler, likidite fazlasının sürmesi halinde piyasa faizlerinin kademeli olarak yüzde 37'ye yakınsayacağını, bunun da kredi ve mevduat faizlerine yansıyacağını belirtiyor.

Gözler 10 Eylül PPK Toplantısında

Piyasalar şimdi 10 Eylül'deki Para Politikası Kurulu toplantısına odaklanmış durumda. Resmi politika faizi yüzde 37'de sabit kalmakla birlikte, repo kanalının yeniden açılması ve 2 yıllık tahvil faizinin yüzde 40'ın altına inmesi, resmi indirimin ekim ayında başlayabileceği beklentisini güçlendirdi. Öte yandan Goldman Sachs ekonomistleri, TCMB'nin repo ihalelerinden erken çekilmesinin faiz tahminine dair aşağı yönlü risk taşıdığı uyarısında bulundu. Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nun 24 Ağustos'taki toplantısında dezenflasyon sürecinin devam ettiği vurgusu, bu gevşeme beklentisini destekleyen bir diğer unsur oldu.

Yatırımcı İçin Anlamı

Türk yatırımcısı için bu gelişme, tahvil ve sabit getirili varlıklarda yeniden değerleme anlamına geliyor. Faiz indirimi beklentisinin güçlenmesi tahvil fiyatlarını desteklerken, mevduat ve fon getirilerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir. Ancak uzmanlar, kur oynaklığı ve jeopolitik risklerin sürdüğü ortamda gevşeme sürecinin kademeli ve veri odaklı ilerleyeceğini, bu nedenle yatırımcıların portföylerinde vade ve risk dengesini koruması gerektiğini vurguluyor.