İmalat Sanayinde Kapasite Kullanımı Temmuz’da Geriledi: Sıkı Para Politikası ve Küresel Baskılar Üretimi Yavaşlatıyor

27 Temmuz 202602:03
Piyasa Haberleri
İmalat Sanayinde Kapasite Kullanımı Temmuz’da Geriledi: Sıkı Para Politikası ve Küresel Baskılar Üretimi Yavaşlatıyor

Sanayi Aktivitesinde Belirgin Soğuma Sinyali

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın açıkladığı temmuz ayı verileri, imalat sanayisinde kapasite kullanım oranının belirgin şekilde gerilediğini ortaya koydu. Mevsimsel etkilerden arındırılmamış kapasite kullanım oranı yüzde 73,9’a inerken, arındırılmış veri ise yüzde 73,8 seviyesinde gerçekleşti. Bu düşüş, sıkı para politikasının iç talep üzerindeki etkisinin sanayi tarafında daha net hissedildiğine işaret ediyor.

Haziran ayında yüzde 74,5 seviyesinde bulunan arındırılmamış oran, temmuzda 0,6 puan geriledi. Aynı dönemde arındırılmış kapasite kullanım oranı da 0,5 puanlık düşüş kaydetti. TCMB’nin 1.985 iş yerinden topladığı İktisadi Yönelim Anketi sonuçları, özellikle yatırım malları ve dayanıklı tüketim malları gruplarında daha belirgin bir zayıflamaya işaret ediyor.

Sıkı Para Politikası ve Dış Şokların Yansıması

Ekonomistler, kapasite kullanımındaki gerilemenin iki temel faktörle açıklandığını belirtiyor. Birincisi, TCMB’nin uzun süredir sürdürdüğü sıkı parasal duruşun kredi koşullarını sıkılaştırması ve iç talebi frenlemesi. İkincisi ise Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin enerji maliyetlerini yükseltmesi ve küresel talep belirsizliğini artırması. "Sanayi tarafında soğuma, enflasyonla mücadelede istenen bir sonuç olsa da büyüme tarafında riskleri artırıyor" değerlendirmesi öne çıkıyor.

Veriler, tüketim mallarında kapasite kullanımının yüzde 71,4’e, yatırım mallarında ise yüzde 71,2’ye gerilediğini gösteriyor. Özellikle otomotiv, makine ve ekipman gibi sektörlerdeki yavaşlama, ihracat performansı açısından da yakından izleniyor. Analistler, kapasite kullanımındaki bu eğilimin üçüncü çeyrek büyüme verilerine de yansıyabileceğini vurguluyor.

Piyasalar ve Yatırımcı Perspektifi

Kapasite kullanımındaki düşüş, Borsa İstanbul’da sanayi hisseleri üzerinde temkinli bir seyir yaratırken, faiz indirimi beklentilerinin de daha temkinli fiyatlanmasına yol açıyor. Piyasa katılımcıları, sanayi aktivitesindeki soğumanın enflasyon üzerinde olumlu etki yaratabileceğini, ancak büyüme tahminlerinin aşağı yönlü revize edilme ihtimalini de masada tutuyor. Türk yatırımcısı için kritik soru, bu yavaşlamanın kontrollü bir yumuşak iniş mi yoksa daha derin bir soğuma sinyali mi olduğu yönünde şekilleniyor.

Önümüzdeki dönemde ağustos ayı kapasite kullanım verisi ile birlikte sanayi üretim endeksi ve PMI göstergeleri, ekonominin yönü hakkında daha net bir tablo sunacak. TCMB’nin sıkı duruşunu ne kadar süre koruyacağı ise hem enflasyon hem de büyüme dengesinde belirleyici olmaya devam edecek.