İmalat Sanayinde Kapasite Kullanımı Temmuz’da Geriledi: Üretim Hızı Kesilirken Büyüme Baskısı Artıyor

27 Temmuz 202606:03
Piyasa Haberleri
İmalat Sanayinde Kapasite Kullanımı Temmuz’da Geriledi: Üretim Hızı Kesilirken Büyüme Baskısı Artıyor

Sanayi Üretiminde Belirgin Yavaşlama Sinyali

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın açıkladığı temmuz ayı verileri, imalat sanayisinde kapasite kullanım oranının yüzde 73,9 seviyesine gerilediğini gösterdi. Bir önceki aya göre 0,6 puanlık bu düşüş, Nisan’dan bu yana en düşük seviyeyi işaret ederken, özellikle yatırım malları grubundaki sert gerileme dikkat çekti. Mevsimsel etkilerden arındırılmış oran da yüzde 73,8’e inerek, ekonomik aktivitedeki soğumanın sanayi tarafında somutlaştığını teyit etti.

Yatırım Malları ve Dayanıklı Tüketim Baskı Altında

Detaylara bakıldığında yatırım mallarında kapasite kullanımı yüzde 73,4’ten yüzde 71,2’ye geriledi. Bu sert düşüş, sermaye yoğun sektörlerdeki yatırım iştahının zayıfladığına işaret ediyor. Dayanıklı tüketim mallarında da oran yüzde 67,9’dan yüzde 67,1’e inerken, ara malları nispeten dirençli kalarak yüzde 74,9 seviyesinde seyretti. Uzmanlar, bu tabloyu sıkı para politikasının kredi maliyetlerini yükseltmesi ve küresel enerji fiyatlarındaki dalgalanmanın maliyet baskısını artırmasıyla ilişkilendiriyor.

Büyüme ve Enflasyon Dengesi İçin Kritik Eşik

Kapasite kullanımındaki gerileme, Türkiye ekonomisinin 2026 büyüme patikası açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Analistler, sanayi tarafındaki yavaşlamanın iç talepteki zayıflama ile birleşmesi halinde yıl sonu büyüme tahminlerinin daha da aşağı çekilebileceğini belirtiyor. Öte yandan, üretim hızındaki düşüşün enflasyon üzerindeki talep yönlü baskıyı hafifletmesi, TCMB’nin sıkı duruşunu sürdürmesine alan açabilir. Ancak enerji maliyetlerindeki kalıcılık, bu dengeyi bozma riski taşıyor.

Piyasa uzmanları, temmuz verisinin Ağustos ayında açıklanacak enflasyon ve büyüme göstergeleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Retail yatırımcılar açısından ise sanayi tarafındaki soğuma, Borsa İstanbul’da sanayi hisseleri ile bankacılık sektörü arasındaki ayrışmayı derinleştirebilir. Önümüzdeki dönemde kapasite kullanımındaki seyrin, faiz indirim takvimi ve büyüme beklentileri üzerinde belirleyici olacağı öngörülüyor.