Küresel Kurumdan Kritik Revizyon
Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nun Temmuz güncellemesinde Türkiye’nin 2026 büyüme tahminini yüzde 3,4’ten yüzde 2,9’a indirdi. Bu, kurumun yıl içinde yaptığı ikinci aşağı yönlü revizyon oldu. 2027 için ise büyüme beklentisi yüzde 3,5’ten yüzde 3,6’ya hafifçe yükseltildi. Rapor, Orta Doğu’daki çatışmaların enerji fiyatlarını yukarı çekmesi ve küresel belirsizliklerin artmasıyla gelişmekte olan ekonomilerin yavaşladığına dikkat çekiyor.
Jeopolitik Baskı ve Enflasyon Dengesi
IMF uzmanları, Türkiye’nin sıkı para politikasının enflasyonu dizginlediğini ancak iç talebi ve yatırımları sınırladığını vurguluyor. "Enerji ithalatçısı konumdaki ülkeler, petrol fiyatlarındaki sıçramadan doğrudan etkileniyor" ifadesiyle, Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz risklerinin Türk ekonomisine ek maliyet getirdiği belirtiliyor. Yıl sonu enflasyon tahminleri de bu çerçevede yukarı çekilirken, cari açık riskleri yeniden gündeme geldi.
Piyasa Uzmanları Ne Diyor?
Analistler, IMF’nin bu adımının Borsa İstanbul ve döviz piyasalarında temkinli bir hava yaratabileceğini öngörüyor. Bir piyasa uzmanı, "Büyüme yavaşlaması faiz indirim takvimini de etkileyebilir; ancak 2027’deki toparlanma beklentisi uzun vadeli yatırımcılar için umut verici" değerlendirmesinde bulundu. Retail yatırımcılar ise portföylerinde enerji ve ihracat ağırlıklı hisselerde risk yönetimi yapmaya yöneliyor. Küresel büyümenin yüzde 3 seviyesine gerilemesi de Türk varlıklarına olan yabancı ilgisini kısa vadede sınırlayabilir.
Yatırımcı İçin Kritik Mesaj
IMF raporu, dezenflasyon programının kısa vadede büyümeyi yavaşlattığını ancak orta vadede fiyat istikrarının sürdürülebilir büyümenin önünü açacağını ortaya koyuyor. Türk yatırımcısı için asıl odak, eylül ayındaki TCMB toplantısı ve jeopolitik gelişmelerin enerji maliyetlerine yansıması olacak. Piyasalar, bu revizyonun ardından daha seçici bir yaklaşım sergilemeye hazırlanıyor.
