Moody's'ten Kritik Değerlendirme: Not Sabit, Enflasyon Yolu Netleşiyor
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, 25 Temmuz 2026'da Türkiye için yürüttüğü periyodik inceleme sonucunu açıkladı. Kuruluş, ülkenin kredi notunu Ba3 seviyesinde ve görünümü durağan olarak teyit ederken herhangi bir not değişikliğine gitmedi. İnceleme, 16 Temmuz'da tamamlanan değerlendirmeye dayanıyor ve küresel enerji fiyatlarındaki yükseliş ile jeopolitik risklerin enflasyonla mücadeleyi zorlaştırdığını vurguluyor.
Moody's'in raporunda, Türkiye'nin makroekonomik istikrarı kalıcı şekilde yeniden tesis edecek politika ve reformları sürdürmesi halinde not artışı olasılığının bulunduğu belirtiliyor. Kuruluş, enflasyonun 2026 yılı sonunda yüzde 29, 2027 sonunda ise yüzde 24 seviyesine gerilemesini bekliyor. Büyüme tahminleri ise 2026 için yüzde 3,4 (önceki yılın yüzde 3,6'sından hafif yavaşlama), 2027 için ise seçim öncesi mali teşviklerle yeniden ivme kazanacak şekilde yukarı yönlü revize edildi.
Enerji Şoku ve Rezervler Dikkatle İzleniyor
Raporda, Orta Doğu'daki çatışmaların ardından küresel enerji fiyatlarındaki artışın Türkiye'nin dezenflasyon sürecini karmaşık hale getirdiği açıkça ifade ediliyor. Moody's, uluslararası rezervlerdeki toparlanmanın sürdüğünü ancak hâlâ Şubat seviyelerinin altında kaldığını not ediyor. Bankacılık sektörünün sağlıklı yapısı ve dış finansmana erişim kapasitesinin, enflasyonun kalıcı şekilde düşürülmesine katkı sağladığına dikkat çekiliyor.
Piyasa uzmanları, bu değerlendirmenin Türk varlıkları için kısa vadede dengeleyici bir etki yaratabileceğini belirtiyor. "Moody's'in notu değiştirmeden enflasyon ve büyüme yol haritasını netleştirmesi, yatırımcılar için belirsizliği azaltıcı bir unsur" değerlendirmesi öne çıkıyor. Ancak enerji fiyatlarındaki kalıcı yükseliş riskinin, hem enflasyon beklentilerini hem de para politikası sıkılığının süresini etkilemeye devam edeceği vurgulanıyor.
Yatırımcılar İçin Ne Anlama Geliyor?
Moody's'in bu periyodik incelemesi, Türkiye ekonomisinin küresel şoklara karşı gösterdiği dayanıklılığı teyit ederken, aynı zamanda yapısal kırılganlıkların (dış finansman ihtiyacı ve enflasyon hassasiyeti) devam ettiğini hatırlatıyor. Retail yatırımcılar açısından, enflasyonun 2027'ye kadar kademeli düşüş patikasına girmesi beklentisi, uzun vadeli TL cinsi varlıklar ve sabit getirili enstrümanlar için olumlu bir zemin oluşturabilir. Ancak kısa vadede petrol fiyatları ve jeopolitik gelişmeler, Borsa İstanbul ve döviz piyasalarında volatilitenin sürmesine neden olabilir.
