Merkez Bankası'ndan Beklenen Karar: Sıkı Para Politikası Sürdürüldü
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), 11 Haziran 2026 toplantısının ardından politika faizini (bir hafta vadeli repo ihale faizi) %37'de sabit tutma kararı aldı. Gecelik borç verme faizi %40 ve borçlanma faizi %35,5 olarak korundu. Bu karar, Mayıs enflasyonunun beklentileri aşması ve ilk çeyrekte ekonominin %2,5'lik yavaş büyüme göstermesinin ardından piyasalar tarafından büyük ölçüde öngörülmüştü.
Neden-Sonuç: Enerji Şoku ve Enflasyon Baskısı
Karar, küresel çapta hissedilen Orta Doğu enerji şoku ile yakından ilişkili. İran kaynaklı jeopolitik gerilimler nedeniyle Brent petrol fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerde enflasyonist baskıları artırıyor. Uzmanlar, her 10 dolarlık petrol fiyat artışı için cari açığın 4,5-5 milyar dolar genişleyebileceğini belirtiyor. Bu ortamda TCMB, dezenflasyon sürecini riske atmamak için sıkı duruşunu korudu.
Piyasa Uzmanlarının Değerlendirmesi
Ekonomistler, kararın Türk Lirası'nı destekleyeceğini ancak büyüme dinamiklerini sınırlayabileceğini ifade ediyor. Yavaşlayan ilk çeyrek büyümesi (%2,5), iç talebin zayıfladığını gösterirken, Borsa İstanbul'un küresel volatiliteye rağmen gösterdiği dayanıklılık dikkat çekici. Retail yatırımcılar için bu, portföylerde defansif pozisyonların önemini artırıyor: Döviz, altın ve seçici hisse senetleri ön plana çıkabilir.
Önümüzdeki Dönem Beklentileri
TCMB'nin karar metninde enflasyon görünümüne vurgu yapması, faiz indirimlerinin 2026'nın ikinci yarısına ertelenebileceğini işaret ediyor. Küresel büyüme tahminlerindeki aşağı yönlü revizyonlar (World Bank'in %2,5'e indirdiği 2026 tahmini) Türkiye'yi de etkiliyor. Yatırımcılar, yapısal reformların hızlanması ve enerji bağımlılığının azaltılması için atılacak adımları yakından izlemeli.
