TCMB Faizleri Sabit Tutarken Piyasalar Yeni Dengede
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Haziran 2026 Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini %37 seviyesinde sabit bırakarak sıkı duruşunu korudu. Bu karar, enflasyonist baskılar ve jeopolitik riskler (özellikle Orta Doğu’daki gelişmeler) nedeniyle beklentilerle uyumlu olsa da, ekonomideki yavaşlama sinyalleriyle birleşince piyasalarda temkinli bir iyimserlik yarattı. Borsa İstanbul, bu ortamda banka hisselerinin öncülüğünde haftalık bazda önemli yükselişler kaydederek direncini kanıtladı.
Borsa İstanbul’da Bankacılık Öncülüğünde Yükseliş
BIST 100 endeksi, son işlem günlerinde 14.500-14.800 bandında dalgalanırken bankacılık endeksi %5’in üzerinde haftalık getiri sağladı. Piyasa uzmanları, bankaların güçlü bilanço performansları ve kredi büyümesindeki kontrollü seyrin bu direnci desteklediğini belirtiyor. Ancak küresel faiz belirsizlikleri ve enerji fiyatlarındaki volatilite, retail yatırımcıların temkinli pozisyon almasına neden oluyor.
Yavaşlama ve Riskler Arasında Büyük Resim
Türkiye ekonomisi ilk çeyrekte %2,5 büyüme kaydederek beklentilerin bir miktar altında kaldı. Sanayi üretimindeki toparlanmaya rağmen iç talepteki yavaşlama ve cari işlemler açığının devam etmesi (Nisan’da 5,7 milyar dolar), TCMB’nin dezenflasyon sürecini önceliklendirmesini gerektiriyor. Uzmanlara göre, jeopolitik rahatlama sağlanırsa ikinci yarıda toparlanma mümkün; aksi takdirde kur ve enflasyon riskleri artabilir.
Yatırımcılar Ne Yapmalı?
Ekonomi gazetecileri ve analistler, Türk yatırımcılara portföylerinde çeşitlendirme ve likiditeyi yüksek tutma tavsiyesinde bulunuyor. Borsa’nın teknik seviyeleri (14.600 direnci, 14.300 destek) yakından izlenmeli. TCMB’nin rezerv birikimi ve mali disiplin adımları, uzun vadede TL varlıklara destek olabilir ancak kısa vadede küresel gelişmeler belirleyici olacak.
