Tarihi Konsantrasyon: Tek Portföy Tüm Piyasanın Üçte Birini Yönetiyor
Türkiye Elektronik Fon Dağıtım Platformu'nda (TEFAS) son bir haftada yaşanan gelişmeler, Türk fon piyasasının en kritik dönüm noktalarından birine işaret ediyor. 31 Ağustos-4 Eylül haftasında toplam 570,2 milyar TL'lik devasa işlem hacmi gerçekleşirken, bu hacmin 171 milyar TL'si —yani tam %30'u— tek bir portföy yönetim şirketi olan Tera Portföy'den geldi. [10][17][19]
Tera Portföy Araştırma Grup Direktörü Yusuf Doğan'ın analizlerine göre, bu konsantrasyon sadece toplam hacimle sınırlı değil: TEFAS'taki hisse senedi fonları kategorisinde toplam 59,7 milyar TL'lik işlem hacminin 39,46 milyar TL'si (%66,1'i) yine Tera Portföy'ün THF kodlu Hisse Senedi Fonu'ndan kaynaklandı. [19] Piyasa uzmanları, bu düzeydeki yoğunlaşmanın "sistemik likidite riski" yaratabileceği konusunda uyarıyor.
THF Fenomeni: Bir Ayda 62 Milyar TL Giriş, 78 Milyar TL Büyüklük
THF kodlu Tera Portföy Hisse Senedi (TL) Fonu, Ağustos 2026'da 62 milyar TL net giriş alarak 78 milyar TL büyüklüğe ulaştı. [12] 7 Eylül günü tek başına 4,1 milyar TL daha çeken fon, TEFAS'ın en yüksek işlem hacimli üçüncü fonu konumuna yerleşti. [10][11]
Ancak bu akışın diğer tarafta yarattığı etki daha çarpıcı: TEFAS'ta en yüksek hacimli ilk 10 fon, tüm pazarın %58,18'ini oluştururken, bu listedeki 4 Tera Portföy fonunun (THF, TLY, TP2, T3B) toplam hacmi 171,06 milyar TL'ye ulaştı. [19] Ziraat Portföy'ün ZPR ve ZBJ gibi para piyasası fonları ise ikinci büyük konsantrasyon odağı olarak öne çıkıyor. [10][17]
Uzmanlar Ne Diyor? 'Sermaye Ölçek ve Derin Likiditeyi Tercih Ediyor'
Piyasa analistleri, bu tabloyu "sermayenin ölçek ve derin likidite arayışı" olarak yorumluyor. Tera Portföy'ün araştırma ekibi, yatırımcıların belirsizlik ortamında "güvenli liman" olarak gördükleri büyük fonlara yöneldiğini belirtiyor. [19] Ancak bu durum, küçük ve orta ölçekli portföy yönetim şirketleri için ciddi rekabet baskısı yaratıyor.
Portföy yöneticileri, THF gibi aşırı büyük fonlarda portföy çeşitlendirmesinin zorlaştığını, tek bir fona bu denli yoğunlaşmanın piyasa şoklarında likidite tıkanıklığı riskini artırdığını vurguluyor. [12] Özellikle hisse senedi yoğun fonlarda, fon yöneticisinin alım-satım kararlarının piyasa fiyatlarını doğrudan etkileyebileceği uyarısı yapılıyor.
Bireysel Yatırımcı İçin Ne Anlama Geliyor?
Türk yatırımcısı için bu tablo üç kritik mesaj içeriyor: Birincisi, "sürü psikolojisi" ile aynı büyük fonlara yönelmenin kısa vadede getiri sağlasa da orta-uzun vadede portföy riskini artırabileceği. İkincisi, likidite konsantrasyonunun fon fiyatlarında oynaklığı tetikleyebileceği. Üçüncüsü ise, SPK'nın fon düzenlemeleri sonrası yeni denetim mekanizmalarının devreye girebileceği ihtimali. [19]
Uzmanlar, bireysel yatırımcılara "tek fona aşırı yoğunlaşmaktan kaçınma", en az 3-5 farklı portföy yönetim şirketinden fon seçme ve varlık sınıfı çeşitlendirmesi yapma önerisinde bulunuyor. Özellikle para piyasası fonlarında KHP (%4,50), PNU (%4,27) ve PRY (%4,20) gibi alternatiflerin de değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. [20]
Haftanın En Çok Kazandıranları: PPS Zirvede, Serbest Fonlar Önde
Getiri performansında ise 31 Ağustos-4 Eylül haftasında PPS kodlu Phillip Portföy Birinci Serbest Fon %11,93 getiriyle zirveye yerleşti. [2][7] Onu AES (%7,37), DFI (%6,98), BS1 (%5,48) ve RYF (%4,54) takip etti. [2] Serbest fon kategorisinde RBR kodlu Re-Pie Portföy Birinci Katılım Serbest Fon ise %2,54 haftalık getiriyle katılım fonları arasında lider oldu. [16]
Para piyasası fonlarında ise son 1 ayda Kuveyt Türk Portföy KHP %4,50 getiriyle ilk sırada yer alırken, Pusula Portföy'ün PNU (%4,27) ve PRY (%4,20) fonları ilk üçü tamamladı. [20] Tera Portföy'ün TP2'si ise %4,07 ile dördüncü sırada kaldı. [20]
Piyasa Uyarısı: 'Aşırı Yoğunlaşma Riski Masada'
Fonfino ve Borsagündem analizlerinde, THF gibi aşırı büyük fonlarda "aşırı yoğunlaşma riski" tartışması alevlendi. [12][19] Uzmanlar, bir fona 62 milyar TL gibi rekor girişlerin, fon yöneticisinin portföy esnekliğini sınırlayabileceğini, büyük alım-satım emirlerinin piyasa fiyatlarını olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor.
Özellikle 2 Eylül'de THF ve DOH sırasıyla %0,81 ve %0,74 değer kazanırken, KHA fonundan 595,8 milyon TL net çıkış gerçekleşti. [12] Bu tür büyük çıkışların, likidite sıkışıklığı yaşayan fonlarda fiyat baskısı yaratabileceği uyarısı yapılıyor. Piyasa gözlemcileri, SPK'nın bu tabloya müdahale edip etmeyeceğini merakla bekliyor.
