TÜİK: Türkiye ekonomisi ikinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 2,3 büyüdü

1 Eylül 202617:11
Küresel Ekonomi
TÜİK: Türkiye ekonomisi ikinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 2,3 büyüdü

İkinci Çeyrek Büyüme: Rakamlar Ne Diyor?

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) bugün açıkladığı verilere göre, Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 2026 yılı ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,3 artış gösterdi. Rakam, matriks ve piyasa anketlerinde öne çıkan yüzde 2,5-2,9 aralığındaki beklentilerin belirgin biçimde altında kaldı. Buna karşın mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH, bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,1 büyüyerek geçen yılın ikinci çeyreğinden bu yana en yüksek çeyreklik hıza ulaştı.

Cari fiyatlarla GSYH ikinci çeyrekte yüzde 36 artışla 19 trilyon 869 milyar 747 milyon liraya, dolar bazında ise 438 milyar 347 milyon dolara yükseldi. Yıllıklandırılmış milli gelir 2025'te kırılan 1,6 trilyon dolarlık rekorun üzerine çıkarak 1,71 trilyon doları aştı. Türkiye böylece art arda 24 çeyrektir kesintisiz büyüme performansını korudu.

Beklentilerin Altında Kalan Büyüme Neden Önemli?

Büyümenin beklentilerin altında kalması, TCMB'nin yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 28'e yükselttiği ve dezenflasyonu önceleyen sıkı para politikasının maliyetine işaret ediyor. Konut kredisi faizlerinin yüzde 42'yi aşması, 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 34'ün üzerinde seyretmesi ve 15,46 trilyon liraya ulaşan merkezi yönetim borcu, yüksek faiz-inflasyon-dengelenme üçgeninin hanehalkından kamu bütçesine kadar her kesimde hissedildiğini gösteriyor.

Öte yandan üretim tarafı büyümenin niteliğine dair önemli sinyaller verdi. Net ihracat büyümeye 0,6 puan, hizmetler 1,3 puan katkı sağlarken sanayi üretimi yüzde 2,4 arttı. Yani dış talebe ve hizmetlere dayalı, daha dengeli bir kompozisyon öne çıkıyor. Uzmanlar, ilk çeyrekte yüzde 0,3'e revize edilen çeyreklik büyümeden yüzde 1,1'e çıkışı, faizlerin sabit tutulması ve TCMB'nin repo ihalelerine dönmesiyle fonlama maliyetinin yüzde 37'ye çekilmesinin piyasada yarattığı rahatlamaya bağlıyor.

Hükümet ve Uzmanlar Ne Diyor?

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, büyümenin "makroekonomik istikrar programıyla uyumlu ve dengeli bir patikada" sürdüğünü belirtirken Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, jeopolitik gerilimlerin öne çıktığı zorlu küresel koşullara rağmen ekonominin büyümeye devam ettiğine dikkati çekti. Küresel tarafta ise Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole'de faiz artırımına yeşil ışık yakan şahin mesajları sonrası gözler 15-16 Eylül Fed toplantısına; yurt içinde ise 3 Eylül enflasyon verisi ve 10 Eylül TCMB faiz kararına çevrildi.

Yatırımcı İçin Anlamı

Ekonomistlerin genel beklentisi, TCMB'nin eylül toplantısında politika faizini yüzde 37'de sabit tutması yönünde; Morgan Stanley ilk indirimlerin ekim ve aralık aylarında gelerek yıl sonunda faizin yüzde 35'e gerilemesini öngörüyor. Büyümede beklenti altı kalan rakam, bu indirim patikası için enflasyonun seyrine bağlı bir takvim çiziyor. BIST 100'ün 14.334 puana gerilediği ve dolar/TL'nin 48,16 seviyesinde dengelendiği bir ortamda, önümüzdeki iki hafta enflasyon, faiz ve küresel risk iştahının yeniden şekilleneceği kritik bir pencere olarak öne çıkıyor.