Yavaşlayan Büyüme ve Jeopolitik Baskı
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, 2026 yılı ilk çeyrekte Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) yıllık %2,5 büyüdü. Bu oran, hem piyasa beklentilerinin (%2,7) hem de önceki çeyreğin (%3,4) altında kaldı. Çeyreklik bazda büyüme ise sadece %0,1 seviyesinde gerçekleşerek ekonomideki ivme kaybını net bir şekilde ortaya koydu.
Uzmanlar, bu yavaşlamayı Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimler ve buna bağlı enerji fiyatlarındaki keskin artışa bağlıyor. İran savaşı kaynaklı arz şokları, ihracatın %12,7 gerilemesine yol açarken, sanayi üretimi de daralma gösterdi. Buna karşılık hanehalkı tüketimi %4,8 ile büyümeyi destekleyen ana kalem oldu.
TCMB Kararı ve Enflasyon Baskısı
Ekonomideki bu yavaşlama, 11 Haziran'da toplanacak Para Politikası Kurulu'nu (PPK) kritik bir eşikte bırakıyor. TCMB'nin politika faizini %37'de sabit tutması beklenirken, bazı analistler jeopolitik riskler nedeniyle faiz artırımı veya daha sıkı duruş sinyali verebileceğini belirtiyor. Enflasyon hedefinin de yukarı revize edilmesiyle birlikte, disenflasyon süreci uzayabilir.
Piyasa uzmanları, "Büyümeden taviz vermeden enflasyonu kontrol altına almak zorlaşıyor" görüşünde birleşiyor. Bu durum, TL'deki baskıyı ve Borsa İstanbul'un volatilitesini artırabilir. Retail yatırımcılar için portföylerde defansif pozisyonlar ve döviz/altın ağırlığının önemi artıyor.
Yatırımcılar Ne Yapmalı?
Küresel enerji krizi ve rezervlerdeki erimeye rağmen Türkiye'nin 23 çeyrektir aralıksız büyüme serisi devam ediyor. Ancak önümüzdeki dönemde enflasyon verileri (5 Haziran) ve TCMB kararı, piyasalara yön verecek ana unsurlar olacak. Türk yatırımcı, makroekonomik dengeleri yakından izleyerek riskleri yönetmeli.
