Yavaşlayan Büyüme ve İç Talep Dayanıklılığı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, GSYH 2026 birinci çeyrekte zincirlenmiş hacim endeksi olarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,5 arttı. Bu oran, piyasa beklentilerinin (yaklaşık yüzde 2,7) altında kalırken, önceki çeyreğe göre belirgin bir yavaşlamayı işaret ediyor. Özel tüketim harcamalarındaki görece dirençli seyir iç talebin canlı kaldığını gösterse de, sanayi üretimindeki daralma ve net ticaretin negatif katkısı öne çıkıyor.
Sektörel Detaylar ve Risk Faktörleri
Bilgi ve iletişim sektörü yüzde 9,5 gibi güçlü bir büyüme kaydederken, imalat sanayii yüzde 1,4 daraldı. İhracattaki keskin düşüş (yüzde 12,7), jeopolitik gerilimler ve küresel talep zayıflığının Türkiye’ye yansımasını net biçimde ortaya koyuyor. Ekonomistlere göre, bu tablo TCMB’nin sıkı duruşunu desteklerken, enflasyonist baskılar ve enerji maliyetlerindeki artış nedeniyle dezenflasyon sürecini zorlaştırabilir.
Piyasa Uzmanlarının Değerlendirmesi ve Beklentiler
Uzmanlar, yavaşlamanın sıkı para politikası ve küresel şokların birleşiminden kaynaklandığını belirtiyor. Buna rağmen, rezervlerdeki güçlenme ve mali disiplin sayesinde Türk varlıklarının görece dayanıklılığını koruduğu görüşü hakim. Retail yatırımcılar için kritik mesaj: Kısa vadede volatilite yüksek kalabilir, ancak yapısal reformlar ve küresel koşullardaki iyileşme orta vadede toparlanma potansiyeli sunuyor. Borsa İstanbul’un bu gelişmelere tepkisi ve TCMB’nin sonraki adımları yakından izlenmeli.
