JPMorgan'dan Türkiye'ye Makro Uyarı
Uluslararası finans dünyasının önde gelen kurumlarından JPMorgan, Türkiye ekonomisine ilişkin 2026 ikinci yarı değerlendirmesini yayınladı. Raporda, yılın ilk yarısında Orta Doğu'daki çatışmaların yarattığı şokun büyük ölçüde hafiflediği ancak enflasyon, cari açık ve bütçe dengesi gibi temel göstergelerdeki bozulmanın sürdüğü vurgulandı. Bu gelişmeler, Türk Lirası ve Borsa İstanbul üzerinde orta vadeli riskleri gündeme getiriyor.
Enflasyon ve Faiz Politikası Öne Çıkıyor
JPMorgan analistleri, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini %29'a revize ederken, Merkez Bankası'nın yüksek reel faiz politikasını koruması gerektiğini savundu. Banka, olası faiz indirimlerinde temkinli olunmasını, aksi takdirde TL'de değer kaybı ve ithalat maliyetlerinde artış riski doğabileceğini belirtti. Piyasa uzmanları, bu görüşün özellikle 23 Temmuz PPK toplantısı öncesi yatırımcılar için kritik sinyaller içerdiğini ifade ediyor.
Cari Açık ve Büyüme Beklentileri
Rapora göre cari işlemler açığının GSYİH'ye oranı %2,8 seviyesine yükselebilirken, 2026 büyüme tahmini %3 civarında şekillendi. Turizm gelirlerindeki olası toparlanmanın bu açığı kısmen dengeleyebileceği öngörülüyor. Ancak jeopolitik belirsizliklerin devam etmesi halinde enerji ithalatı ve enflasyonist baskılar artabilir. Retail yatırımcılar açısından bu rapor, portföy çeşitlendirmesi ve döviz-TL dengesi konusunda önemli ipuçları sunuyor.
Piyasalar Ne Bekliyor?
Uzman görüşlerine göre JPMorgan'ın analizi, küresel risk iştahındaki dalgalanmalarla birleştiğinde Borsa İstanbul'da sektörel ayrışmayı tetikleyebilir. Bankacılık ve ihracatçı şirketler dikkatle izlenmeli. TCMB'nin kararlı duruşu, TL'nin istikrarı için kilit rol oynayacak. Yatırımcılar, enflasyon verileri ve küresel gelişmeleri yakından takip etmeli.
