Türkiye'nin 'Kur Korumalı' Dönemi Kapandı
Türkiye ekonomisinin unutulmaz dönemine damgasını vuran Kur Korumalı Mevduat (KKM) programı, geçen hafta itibarıyla tamamen sıfırlandı. TCMB'nin bugün açıkladığı haftalık para ve banka istatistiklerine göre kur korumalı TL mevduat ve katılım hesapları, yürürlükten kalkış sürecinin sonunda sıfır bakiyeye indi. Bu, 2021 sonunda başlayan ve bir dönem 3 trilyon lirayı aşan stokla ekonominin en tartışmalı enstrümanı haline gelen programın kesin olarak tarihe karıştığını gösteriyor.
KKM'nin sıfırlanması, yalnızca bir bilanço detayı değil; kambiyo rejiminden çıkışın ve TL'ye güvenin simgesel bir zaferi olarak okunuyor. Program, döviz kuru dalgalanmalarına karşı mevduat sahibine kur farkı garantisi vererek bir dönem piyasanın 'görünmez eli' olmuştu. Bugün ise bu garantinin tamamen kalkması, ekonominin piyasa koşullarına ve TL'nin gerçek değerine teslim edildiği anlamına geliyor.
Rezervlerde Güçlenen Tampon
KKM'nin kapanışı, merkez bankası bilançosunda da net bir güçlenmeye yansıdı. Aynı verilere göre brüt rezervler 183,5 milyar dolardan 188,4 milyar dolara yükselirken, swap hariç net rezervler 54,3 milyar dolardan 55,9 milyar dolara çıktı. Böylece rezerv tamponu, KKM'den çıkışın yarattığı döviz talebi baskısına rağmen güçlenmeye devam ediyor. Piyasa uzmanları, bu tabloyu 'dönem kapanışının maliyetsiz tamamlandığı' şeklinde yorumluyor.
Ancak verilerde dikkat çeken bir ayrışma da var: Yurt içi yerleşiklerin pariteden arındırılmış döviz mevduatları geçen hafta 1,1 milyar dolar arttı ve döviz talebi yeniden canlandı. Bu, KKM'den çıkan fonların bir kısmının dövize yöneldiğini gösteriyor. Buna karşın yabancı yatırımcıların hisse alımları 150,2 milyon dolarla üçüncü haftaya taşınırken, BIST 100 endeksi 14.610 puanla rekor bölgesinde seyrediyor.
Yatırımcı İçin Ne Anlama Geliyor?
KKM'nin sıfırlanması, Türk yatırımcısı için iki yönlü bir mesaj taşıyor. Bir yandan devletin kur garantisinin kalkması, döviz ve TL arasındaki dengenin artık tamamen piyasaya bırakıldığını gösteriyor; bu, faiz ve kur hareketlerine duyarlılığı artırıyor. Diğer yandan rezervlerdeki güçlenme ve yabancı ilgisindeki istikrar, 'kur şoku' riskinin azaldığına işaret ediyor. Gözler şimdi 10 Eylül'deki TCMB Para Politikası Kurulu toplantısında; piyasa, bu yeni dengede faiz indiriminin yolunu açıp açmayacağını fiyatlıyor.
