Petrol ve Fed aynı anda piyasayı sıkıştırıyor
Küresel finans piyasalarında yeni haftanın ana gündemi, petrol arzını tehdit eden jeopolitik gerilim ile ABD Merkez Bankası’nın faiz kararı olacak. Hürmüz Boğazı’ndan geçen bir gemiye yönelik yeni saldırı ve Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı petrol boru hattının geçici olarak kapanması, Brent petrolün yeniden 100 doların üzerine çıkmasına yol açtı. Enerji arzındaki olası kesintilerin Babülmendep güzergâhındaki güvenlik sorunlarıyla aynı döneme denk gelmesi, piyasalarda tek bir bölgesel krizden ziyade çoklu arz şoku endişesini güçlendirdi.
Fed beklentisi sertleşti
Enerji fiyatlarındaki yükseliş, ABD’de enflasyonun kalıcılığına ilişkin kaygıları artırırken Fed’in 15-16 Eylül toplantısı öncesinde faiz artırımı beklentilerini belirgin biçimde güçlendirdi. Ağustos ayında ABD tüketici enflasyonu yıllık yüzde 3,4 artarken çekirdek enflasyonun aylık yüzde 0,3 yükselmesi, fiyat baskılarının henüz kalıcı biçimde kırılmadığı mesajını verdi. Üretici fiyatlarının yıllık yüzde 5,4’e çıkması sonrasında piyasa fiyatlamalarında Fed’in faiz artırma olasılığı yaklaşık yüzde 70-87 aralığına taşındı.
Türkiye için üç kanaldan risk
Türkiye açısından risk yalnızca petrol fiyatındaki artışla sınırlı değil. İlk kanal, akaryakıt ve ulaştırma maliyetleri üzerinden tüketici enflasyonuna gelecek doğrudan baskı. İkinci kanal, yükselen enerji ithalatı faturasının cari dengeyi bozması ve döviz ihtiyacını artırması. Üçüncü kanal ise Fed’in daha sıkı bir faiz çizgisine yönelmesiyle doların ve küresel tahvil getirilerinin yükselmesi. Bu üç gelişme birlikte gerçekleşirse, Türk lirası üzerindeki baskı artabilir ve TCMB’nin faiz indirim alanı daralabilir.
TCMB’nin temkinli duruşu önem kazanıyor
TCMB’nin politika faizini yüzde 37’de tuttuğu son toplantının ardından yayımlanan piyasa katılımcıları anketinde, cari ay sonu gecelik faiz beklentisi ve Eylül toplantısına ilişkin politika faizi beklentisi yüzde 37 olarak kaydedildi. Katılımcılar yıl sonu dolar/TL kurunu 51,57, 12 ay sonrasını ise 58,60 TL civarında öngördü. Bu tablo, piyasanın kısa vadede faiz indirimi beklemediğini; buna karşın orta vadede kontrollü bir gevşeme ve kurda kademeli yükseliş senaryosunu fiyatladığını gösteriyor.
Yatırımcı için kritik eşik
Piyasa uzmanlarının ortak değerlendirmesi, önümüzdeki dönemde yönün tek bir veriden çok petrol, Fed ve jeopolitik risklerin birlikte nasıl şekilleneceğine bağlı olacağı yönünde. Petrolün 100 dolar üzerinde kalıcılaşması, ABD’de çekirdek enflasyonun yüksek seyretmesi ve Fed’in faiz artırması durumunda gelişen ülke varlıkları üzerindeki baskı artabilir. Borsa İstanbul’da özellikle enerji maliyetlerine duyarlı sektörler ve yüksek dış finansman ihtiyacı bulunan şirketler daha kırılgan bir görünüm sergileyebilir; sabit getirili araçlarda ise yüksek faiz ortamı yeniden öne çıkabilir.
