TEFAS’ta Getirinin Kaynağı Değişebilir
Türkiye’de yatırım fonları piyasası yeni bir düzenleme eşiğine geldi. SPK’nın Fon Rehberi taslağında para piyasası fonlarının ters repo işlemlerine yüzde 25 sınırı getirilmesi, yüksek faiz ortamında yatırımcıların nakit yönetimi için yoğun biçimde kullandığı bu fonların portföy yapısını ve günlük getiri profilini değiştirebilir. 10 trilyon lirayı aşan fon piyasasında serbest fonlar ve para piyasası fonları başı çekerken, düzenleme doğrudan milyonlarca yatırımcının kısa vadeli birikimlerini ilgilendiriyor.
363,4 Milyar TL’lik Portföy Sorusu
21 Ağustos 2026 tarihli veriler üzerinden yapılan incelemeye göre, en büyük 10 para piyasası fonunun tamamında Borsa İstanbul Pay Senedi Repo Pazarı’ndaki ters repo oranı yüzde 25’in üzerinde bulunuyor. Mevcut portföylerin yalnızca bu sınıra uyacak şekilde yeniden düzenlenmesi halinde, söz konusu fonlarda yaklaşık 363,4 milyar TL’lik ters repo pozisyonunun başka yatırım araçlarına kaydırılması gerekebilir. Bu rakam, düzenlemenin yalnızca teknik bir limit değişikliği olmadığını; para piyasası, tahvil ve likidite araçları arasında önemli bir sermaye rotasyonu yaratabileceğini gösteriyor.
Yüksek Getiri Artık Tek Başına Yeterli Olmayacak
Taslakta ayrıca ters repo teminatlarının en az beş farklı pay grubundan oluşturulması ve para piyasası fonlarının portföylerinde en az yüzde 10 oranında Devlet İç Borçlanma Senedi bulundurması öngörülüyor. Böylece fonların tek bir işlem türüne ve teminat yapısına bağımlılığı azaltılmak istenirken, portföylerin faiz hareketlerine duyarlılığı artabilir. Anadolu Yatırım Araştırma Yönetmen Yardımcısı Ecrin Şark’ın değerlendirmesine göre yatırımcıların bundan sonra yalnızca fonun ne kadar kazandırdığına değil, bu getirinin hangi riskler alınarak üretildiğine de bakması gerekecek.
Bireysel Yatırımcı İçin Kritik Ayrım
Para piyasası fonları bugüne kadar düşük oynaklık, günlük likidite ve faiz getirisine yakın performans arayan yatırımcıların temel araçlarından biri oldu. Ancak ters repo ağırlığının azaltılması ve DİBS payının artırılması, fonlar arasındaki performans farklarını büyütebilir. Aynı kategoride yer alan iki fonun; vade yapısı, DİBS ağırlığı, repo oranı, teminat çeşitliliği ve likidite yönetimi farklı olduğu için faiz değişimlerine vereceği tepki de farklılaşabilir. Bu nedenle yatırımcı açısından yeni dönemin ana sorusu en yüksek getiriyi hangi fon verdiği değil, fonun bunu hangi portföy kompozisyonuyla sağladığı olacak.
Likidite ve Borsa Etkisi İzlenecek
Fonların ters repo pozisyonlarını kısa sürede azaltmak zorunda kalması halinde, aktarılacak tutarın hangi araçlara yönlendirileceği piyasalar açısından belirleyici olacak. Daha yüksek DİBS talebi tahvil piyasasını destekleyebilir; ancak fonların düşük likiditeli paylara veya alternatif araçlara yönelmesi, belirli varlıklarda fiyat oynaklığını artırabilir. Ecrin Şark, özellikle yoğunlaşma limitlerinin kısa bir uyum süresiyle uygulanması durumunda bazı fonların pozisyon azaltmak zorunda kalabileceğini, bunun da likiditesi düşük hisselerde satış baskısı oluşturabileceğini belirtiyor; buna karşılık nihai karar ve geçiş süresi netleşmeden kesin bir satış dalgası beklemenin doğru olmayacağını vurguluyor.
Fon Rehberi Daha Geniş Bir Sıkılaşma Getiriyor
Para piyasası fonlarına ilişkin limit, daha geniş bir düzenleme paketinin yalnızca bir parçası. Taslakta serbest fon yöneten portföy yönetim şirketlerine ilave sermaye yükümlülüğü, fon sayısına sınırlama, tek ihraççıya yoğunlaşma limitleri, ilişkili taraf işlemlerine yönelik kısıtlamalar ve daha sık portföy açıklaması gibi başlıklar bulunuyor. TEFAS’ta işlem gören serbest fonların portföy dağılım raporlarını aylık yerine iki haftada bir açıklaması ihtimali, yatırımcıların fon stratejisini ve yoğunlaşma riskini daha yakından takip etmesini sağlayabilir.
Yatırımcılar Şimdilik Neyi İzlemeli?
Düzenleme henüz nihai hale gelmiş ve yürürlüğe girmiş bir kural değil; SPK’nın sektör görüşlerini değerlendirdiği Fon Rehberi çalışmasının son şekli bekleniyor. Bu süreçte yatırımcıların özellikle fonların portföy dağılım raporlarında ters repo ve DİBS ağırlığını, ortalama vadeyi, likidite oranını, risk değerini ve toplam gider oranını karşılaştırması önem taşıyor. Yeni dönem, para piyasası fonlarını risksiz ve birbirinin aynısı ürünler olarak görme alışkanlığını sona erdirebilir: aynı kategorideki fonlar arasında seçim yaparken getiri kadar portföyün dayanıklılığı ve getirinin sürdürülebilirliği de belirleyici olacak.
