Petrol Şoku ve Güçlenen Dolar Türkiye Piyasalarını Sıkıştırıyor: Gözler ABD Enflasyonunda

11 Eylül 202609:11
Piyasa Haberleri
Petrol Şoku ve Güçlenen Dolar Türkiye Piyasalarını Sıkıştırıyor: Gözler ABD Enflasyonunda

Türkiye Piyasaları Küresel Şokların Arasında Kritik Sınavda

Türkiye finans piyasaları, aynı anda üç cepheden gelen baskıyla haftanın son işlem gününe temkinli başladı. Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz’de deniz taşımacılığına yönelik saldırıların yoğunlaşması Brent petrolü 109 doların üzerine taşırken, ABD’de yıllık üretici enflasyonunun yüzde 5,4 ile beklentileri aşması küresel faiz ve dolar fiyatlamasını sertleştirdi. Bu tablo, enerji ithalatçısı Türkiye açısından enflasyon, cari denge, döviz kuru ve faiz indirimi beklentilerinin aynı anda yeniden değerlendirilmesi anlamına geliyor.

Petrolün 109 Dolara Çıkması Ne Anlama Geliyor?

Brent petrolün 21 Mayıs’tan bu yana ilk kez 109 doların üzerine çıkması ve haftalık yükselişin yüzde 13’e ulaşması, piyasalarda geçici bir fiyat hareketinden çok yeni bir arz riski tartışması başlattı. Petrol fiyatındaki kalıcı yükseliş Türkiye’de akaryakıt maliyetlerini artırarak tüketici enflasyonunu yukarı itebilir; aynı zamanda enerji ithalat faturasını büyüterek cari açık görünümünü bozabilir.

Ekonomistler açısından kritik nokta, petrol şokunun yalnızca pompa fiyatlarına yansımayacak olması. Taşımacılık, üretim ve elektrik maliyetleri üzerinden fiyat zincirinin geneline yayılan enerji baskısı, enflasyonun ana eğilimindeki iyileşmeyi yavaşlatabilir. Bu nedenle TCMB’nin faiz indirim sürecini hızlandırması zorlaşırken, para politikasında daha uzun süre sıkı duruş beklentisi güçlenebilir.

TCMB Faizi Sabit Tuttu, Ancak Riskler Azalmadı

TCMB Para Politikası Kurulu, politika faizini yüzde 37’de, gecelik borç verme faizini yüzde 40’ta ve gecelik borçlanma faizini yüzde 35,5’te sabit bıraktı. Banka, son dönem enflasyon gerçekleşmeleri ve öncü göstergelerin ana eğilimde gerilemeye işaret ettiğini belirtirken, kararın ardından piyasanın odağı faiz seviyesinden çok bu iyileşmenin petrol ve kur şoklarına ne kadar dayanabileceğine çevrildi.

TCMB’nin sabit faiz kararı kısa vadede öngörülebilirlik sağlasa da, küresel enerji maliyetleri ve güçlü dolar Türkiye’nin dezenflasyon sürecini zorlaştıran dışsal riskleri büyütüyor. Bu nedenle piyasalar, sonraki faiz adımının zamanlamasından önce enflasyon beklentilerinin çıpalanıp çıpalanmadığını ve döviz piyasasındaki baskının yönetilip yönetilemeyeceğini izleyecek.

Enflasyon Beklentisi Yükseldi, Kur Öngörüsü Bozuldu

TCMB’nin eylül ayı Piyasa Katılımcıları Anketi, fiyatlama davranışlarında temkinli bozulmaya işaret etti. Katılımcıların 2026 yıl sonu TÜFE beklentisi yüzde 29,43’ten yüzde 29,61’e yükselirken, 12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 23,69’dan yüzde 23,70’e çıktı. Yıl sonu dolar/TL beklentisi 51,66’dan 51,57’ye sınırlı gerilese de 12 ay sonrası kur beklentisi 57,43’ten 58,60’a yükseldi.

Bu veriler, piyasanın kısa vadede kurda kontrollü seyir beklediğini ancak orta vadede TL üzerindeki değer kaybı baskısının sürebileceğini gösteriyor. Beklentilerin yukarı yönlü hareket etmesi, TCMB’nin faiz indirimlerinde daha ihtiyatlı davranması ve likidite koşullarını sıkı tutması yönündeki görüşleri destekliyor.

Dolar 48,60 TL’ye Yaklaştı, BIST 100 Yatay Açıldı

Küresel dolar talebinin güçlenmesiyle dolar/TL 48,60 seviyesine ulaşarak tarihi zirvesini yeniledi. Euro 56,44 TL bandına gerilerken sterlin 65,67 TL civarında işlem gördü. BIST 100 ise önceki gün yüzde 0,77 değer kaybederek 14.393,85 puandan kapanmasının ardından cuma seansına yüzde 0,05 yükselişle 14.400,98 puandan başladı. Teknik olarak 14.500 ve 14.600 seviyeleri direnç, 14.300 ve 14.200 seviyeleri destek olarak izleniyor.

Borsa açısından temel risk, yükselen petrol ve ABD tahvil faizlerinin küresel risk iştahını zayıflatması. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,975’e kadar yükselirken 30 yıllık faiz yüzde 5,3803 ile 19 yılın zirvesini gördü. Daha yüksek küresel tahvil getirileri, gelişmekte olan ülke varlıklarından çıkışı hızlandırabilir; bu da BIST’te özellikle yüksek çarpanlı ve dış finansmana duyarlı hisselerde oynaklığı artırabilir.

Günün Verisi Piyasanın Kısa Vadeli Rotasını Çizecek

Piyasaların bugünkü en kritik gündemi, ABD’nin ağustos ayı TÜFE verisi olacak. Veri Türkiye saatiyle 15.30’da açıklanacak; yıllık manşet enflasyonun yüzde 3,4’te kalması, aylık enflasyonun yüzde 0,4 ve çekirdek enflasyonun yıllık yüzde 2,4 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.

Beklentilerin üzerinde bir ABD TÜFE verisi, Fed’in faiz indirim ya da gevşeme alanının daraldığı algısını güçlendirerek doları ve tahvil faizlerini daha da yükseltebilir. Böyle bir senaryoda petrol kaynaklı enflasyon baskısı ile birleşen küresel sıkılaşma, TL ve BIST üzerinde ek baskı yaratabilir. Beklentilerin altında bir veri ise tahvil faizlerinde geri çekilme, risk iştahında toparlanma ve gelişmekte olan ülke piyasalarında kısa vadeli rahatlama sağlayabilir; ancak Orta Doğu’daki arz riskleri devam ettiği sürece petrol cephesindeki belirsizlik ortadan kalkmış olmayacak.