Piyasanın Enflasyon Beklentisi OVP Hedefini Aştı: TL’de Rekor, Borsa’da Dalgalı Seyir

11 Eylül 202617:11
Piyasa Haberleri
Piyasanın Enflasyon Beklentisi OVP Hedefini Aştı: TL’de Rekor, Borsa’da Dalgalı Seyir

Piyasaların Yeni Gündemi: Hedefin Üzerinde Enflasyon Beklentisi

Türkiye finans piyasaları haftanın son işlem gününde iki zıt sinyali aynı anda fiyatladı: Bir yanda TCMB’nin politika faizini yüzde 37’de sabit tutmasının ardından BIST 100 toparlanarak 14.467,25 puana yükseldi; diğer yanda piyasanın yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 29,61’e çıkarak Orta Vadeli Program’daki yüzde 28,4’lük hedefi aştı. Bu tablo, dezenflasyon sürecinde beklentilerin hâlâ kırılgan olduğunu ve faiz indirimlerinin zamanlaması üzerindeki belirsizliğin sürdüğünü gösterdi.

Enflasyon Beklentisi Neden Kritik?

TCMB’nin eylül anketine göre cari yıl sonu TÜFE beklentisi önceki dönemdeki yüzde 29,43’ten yüzde 29,61’e yükseldi. 12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 23,70’e, 24 ay sonrası beklenti ise yüzde 18,32’ye çıktı. Beklentilerdeki sınırlı ancak yönü yukarı hareket, piyasa katılımcılarının fiyatlama davranışlarında kalıcı bir iyileşme görmediğine işaret ediyor. Merkez Bankası açısından sorun yalnızca gerçekleşen enflasyon değil, ücret, kira, hizmet ve kur geçişkenliği kanalıyla gelecekteki enflasyonun nasıl fiyatlandığıdır.

Faiz İndirimi İçin Alan Daralıyor

TCMB’nin politika faizini yüzde 37’de sabit bırakması, kurulun enflasyon görünümünü yakından izlediğini ve erken gevşeme riskine karşı temkinli kaldığını ortaya koydu. Garanti Yatırım’ın 11 Eylül tarihli değerlendirmesinde piyasanın yıl sonu politika faizi beklentisi yüzde 35 seviyesinde yer alırken, olası indirimlerin takvimi ve hızı enflasyon verileriyle beklentilerin seyrine bağlanıyor. Bu nedenle yatırımcı açısından ana soru artık yalnızca faiz indirimi gelip gelmeyeceği değil, indirimin reel faizleri ne ölçüde koruyacağı haline geliyor.

Dolar Rekor Tazeledi, Borsa Direnç Gösterdi

Enflasyon beklentilerindeki bozulma ve küresel ölçekte güçlenen dolar, Türk lirası üzerindeki baskıyı artırdı. Dolar/TL 11 Eylül’de 48,60 seviyesine çıkarak tarihi zirvesini yenilerken, 12 ay sonrası kur beklentisi 58,60 TL’ye yükseldi; yıl sonu beklentisi ise 51,57 TL’ye geriledi. Bu ayrışma, piyasanın kısa vadede kurda kontrollü bir seyir beklediğini, ancak orta vadede enflasyon ve dış finansman risklerinin TL üzerinde baskı yaratabileceğini düşündüğünü gösteriyor.

BIST 100 endeksi ise perşembe günkü yüzde 0,77’lik düşüşün ardından cuma günü yüzde 0,51 artışla 14.467,25 puandan kapandı. Endeks gün içinde 14.540,01 puanı görürken, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve küresel jeopolitik riskler dalgalanmayı canlı tuttu. Brent petrolün gün içinde 104-109 dolar bandında seyretmesi, Türkiye açısından enerji ithalatı, cari denge ve enflasyon kanallarını yeniden yatırımcıların gündemine taşıdı.

Cari Fazla Rahatlama Sağladı, Ancak Risk Bitmedi

Günün diğer önemli verisi, Türkiye’nin temmuz ayında 36 milyon dolar cari fazla vermesi oldu. Altın ve enerji hariç cari fazla 4,97 milyar dolara ulaşırken, yıllıklandırılmış cari açık yaklaşık 40,7 milyar dolar seviyesinde kaldı. Bu sonuç, hizmet gelirleri ve altın-enerji dışı dengede güçlü bir görünüm sunsa da petrol fiyatlarındaki kalıcı yükselişin ithalat faturasını artırması halinde kazanımların sınırlanabileceğini gösteriyor.

Yatırımcı İçin Ana Mesaj

11 Eylül’ün piyasalar açısından en kritik mesajı, dezenflasyon programının en zor aşamasına girildiği yönünde. Cari dengedeki aylık iyileşme dış finansman açısından olumlu olsa da enflasyon beklentilerinin OVP hedefinin üzerine çıkması, yüksek faiz politikasının erken gevşetilmesi konusunda TCMB’nin elini sınırlıyor. Perakende yatırımcı için önümüzdeki dönemde izlenmesi gereken temel göstergeler; enflasyon beklentileri, reel faiz, petrol fiyatları, dolar/TL’nin seyri ve BIST’teki yükselişin işlem hacmiyle desteklenip desteklenmediği olacak.