İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen sermaye piyasası soruşturmasında yeni bir karar alındı. Sermaye Piyasası Kurulu’nun ilettiği güncel teknik raporlar ve bildirimlerin ardından 45 şirket ile 19 yatırım fonunun hesapları ve sermaye piyasası araçları üzerindeki ihtiyati tedbirlerin kaldırıldığı açıklandı.
Karar, soruşturma dosyasının kapandığı veya ilgili şirket ve fonlar hakkında herhangi bir şüphe kalmadığı anlamına gelmiyor. Kaldırılan işlem, tüzel kişiler ve fonlar üzerindeki malvarlığı dondurma, hesap blokesi ve finansal araçlara yönelik kısıtlamalarla sınırlı. Dosyadaki 42 gerçek kişinin malvarlığı ve finansal hesapları üzerindeki tedbirlerin ise devam ettiği bildirildi.
Fon yatırımcısı açısından ne değişiyor?
Tedbirlerin kaldırılması, ilgili fonların ve şirketlerin bloke edilen hesapları ile sermaye piyasası araçları üzerinde yeniden işlem yapabilmesi bakımından önemli bir rahatlama yaratabilir. Ancak bu karar, tasfiye konusu fonların yatırımcılarına ödeme yapıldığı anlamına gelmiyor. Ödeme tutarı; fon portföyündeki varlıkların satışı, tahsilatların tamamlanması, borç ve giderlerin kesinleşmesi ve tasfiye bakiyesinin hesaplanması sonrasında ortaya çıkacak.
| Başlık | Ne anlama geliyor? |
|---|---|
| 45 şirket ve 19 fon üzerindeki tedbirler kaldırıldı | Bloke ve dondurma tedbirleri bakımından olumlu bir gelişme; soruşturmanın bittiği anlamına gelmiyor. |
| 42 gerçek kişi üzerindeki tedbirler sürüyor | Soruşturmanın gerçek kişiler yönünden devam ettiğini gösteriyor. |
| Tasfiye konusu fonlar | Tedbirin kalkması, fonların tasfiye kararını kendiliğinden ortadan kaldırmıyor. |
| Yatırımcı ödemesi | Hemen ödeme anlamına gelmiyor; tasfiye bakiyesi ve resmi ödeme süreci ayrıca belirlenecek. |
131 fonun tasfiyesiyle karıştırılmamalı
SPK, 17 Eylül 2026 tarihli kararları kapsamında 7 portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu 131 fonun tasfiyeye konu edildiğini ve bu fonlardaki tekil yatırımcı sayısının Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına göre 455 bin 758 olduğunu açıkladı. Bu fonlar için tasfiye usul ve esaslarında yer alan bir süre daha sonra üç aydan altı aya çıkarıldı. SPK, değişikliğin portföy varlıklarının piyasa koşullarına bağlı olarak daha uygun şartlarda satılabilmesine imkân sağlamak amacı taşıdığını belirtti.
Dolayısıyla bugünkü tedbir kaldırma kararı ile fonların tasfiyeye alınması iki ayrı hukuki işlemdir. Birincisi soruşturma kapsamındaki hesap ve varlık blokajlarının yeniden değerlendirilmesiyle ilgili; ikincisi ise fonların tasfiye edilerek varlıklarının paraya çevrilmesi ve yatırımcılara dağıtılacak bakiyenin hesaplanmasıyla ilgili.
Piyasa ve yatırımcı açısından sonuç
Şirketler ve fonlar yönünden tedbirlerin kaldırılması, piyasadaki işlem ve saklama akışının normalleşmesi açısından olumlu bir sinyal. Fakat yatırımcı açısından kesin sonuç, yalnızca tedbirin kaldırılmasıyla değil, tasfiye kapsamındaki varlıkların hangi tarihte ve hangi değerlerle nakde çevrileceğiyle ortaya çıkacak. Bu nedenle karar, “ödeme başladı” şeklinde değil, tüzel kişiler ve fonlar üzerindeki kısıtlamaların kaldırıldığı ve tasfiye hesabının önündeki hukuki sürecin ayrı başlıklar halinde ilerlediği şeklinde okunmalı.
Kaynaklar: SPK’nın 23 Eylül 2026 tarihli “Tasfiye Konusu Fonlardaki Yatırımcı Sayısına İlişkin Açıklama” duyurusu; SPK’nın 21 Eylül 2026 tarihli “Tasfiye Konusu Fonlara İlişkin Süre Düzenlemesi” duyurusu; 28 Eylül 2026 tarihli tedbir kaldırma gelişmesine ilişkin kamuya yansıyan Başsavcılık açıklaması ve ilgili haber akışı.
