Fon Portföylerinde Yeni Değerleme Dönemi Başladı
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu’nda (TEFAS) işlem gören yatırım fonlarının portföy yapısını derinden etkileyecek bir düzenlemeyi hayata geçirdi. 23 Temmuz 2026 tarihli kararla gayrimenkul yatırım fonları (GYF) ve girişim sermayesi yatırım fonları (GSYF) paylarının, borsada oluşan son fiyat yerine kurucu portföy yönetim şirketinin açıkladığı son birim pay değeri üzerinden değerlenmesi zorunlu hale getirildi. Yeni uygulama 31 Temmuz itibarıyla geçerli oldu.
Bu değişiklik, özellikle serbest şemsiye fonlar başta olmak üzere GYF ve GSYF ağırlığı yüksek portföylerde önemli bir düzeltme etkisi yarattı. Piyasa uzmanları, bazı fonlarda borsa fiyatı ile kurucu birim pay değeri arasında ciddi farklar oluştuğunu ve bu farkın fon net varlık değerlerine yansıyacağını belirtiyor. Düzenleme, suni fiyat oluşumlarının önüne geçmeyi ve yatırımcıya daha sağlıklı bir değerleme sunmayı hedefliyor.
MSCI Uyarıları ve Piyasa Disiplini Bağlantısı
Kararın arkasında küresel endeks sağlayıcısı MSCI’nın Türkiye’ye yönelik ardışık uyarıları yatıyor. MSCI, fiili dolaşım oranları ve açığa satış kısıtlamaları konusunda Kasım ayına kadar somut adımlar beklediğini kamuoyuna duyurmuştu. SPK’nın GYF-GSYF değerleme değişikliği, bu sürecin parçası olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, düzenlemenin şeffaflığı artırırken kısa vadede bazı aktif yönetilen fonların getiri tablolarında volatilite yaratabileceğini öngörüyor.
Portföy yöneticileri, özellikle gayrimenkul temalı varlıkların yüksek ağırlıkta yer aldığı fonlarda birim pay değerine geçişin, fon performansını daha gerçekçi bir zemine oturtacağını vurguluyor. Retail yatırımcı açısından ise TEFAS üzerinden takip edilen fonların risk-getiri profilinin daha doğru okunması mümkün hale geliyor.
Yatırımcıya Etkisi ve Stratejik Yansımalar
Yeni değerleme yöntemi, fon yöneticilerinin portföy dağılımında daha temkinli davranmasını teşvik ediyor. Piyasa profesyonelleri, önümüzdeki dönemde GYF ve GSYF ağırlığını azaltan veya çeşitlendiren fonların ön plana çıkabileceğini belirtiyor. Aynı zamanda SPK’nın üzerinde çalıştığı Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber Taslağı sürecinin de bu çerçevede hız kazanması bekleniyor.
TEFAS’ta işlem yapan bireysel yatırımcılar için mesaj net: Fon seçiminde yalnızca geçmiş getiri değil, portföy içindeki GYF-GSYF oranları ve değerleme metodolojisi de artık kritik bir filtre haline geldi. Düzenleme, uzun vadede piyasa disiplinini güçlendirirken, kısa vadede aktif yönetilen serbest fonlarda yeniden konumlanma sürecini beraberinde getirecek.