Piyasaların Yeni Sınavı: Faiz, Enflasyon ve Kur Aynı Masada
Türkiye finans piyasaları, TCMB’nin faiz kararının ardından bu kez enflasyon beklentilerindeki bozulma ve küresel faiz baskısı ile karşı karşıya. Merkez Bankası politika faizini yüzde 37’de, gecelik borç verme faizini yüzde 40’ta ve gecelik borçlanma faizini yüzde 35,5’te sabit tuttu. Karar metninde enflasyonun ana eğiliminde gerileme sinyalleri bulunduğu belirtilirken, enerji fiyatlarındaki yüksek seviyelerin enflasyon görünümü açısından yukarı yönlü risk oluşturduğu vurgulandı.
Kararın hemen ardından piyasanın asıl dikkat çektiği başlık ise TCMB’nin eylül ayı Piyasa Katılımcıları Anketi oldu. Katılımcıların yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 29,43’ten yüzde 29,61’e yükselirken, 12 ay sonrası beklenti yüzde 23,70’e çıktı. Bu tablo, faiz indirimi beklentilerinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmese de indirim takviminin daha temkinli ve veriye bağlı ilerleyeceğine işaret ediyor.
Dolar Rekor Tazeledi, Borsa Beklemede
Türk lirası üzerindeki baskı karar sonrasında da sürdü. Dolar/TL 48,60 seviyesini aşarak tarihi zirvesini yenilerken, euro 56,4 TL, sterlin ise 65,7 TL çevresinde işlem gördü. Dolar endeksinin 99 seviyesinde tutunması, ABD tahvil faizlerindeki yükseliş ve jeopolitik risklerin enerji fiyatlarını yukarıda tutması, gelişen ülke para birimleri üzerindeki baskıyı artırıyor.
Borsa İstanbul’da ise yatırımcılar agresif pozisyon almak yerine yeni veri akışını bekliyor. BIST 100 endeksi güne 14.400,98 puandan başladı ve günün ilk yarısında 14.420,91 puana yükseldi. Ancak önceki gün endeksin yüzde 0,77 değer kaybetmiş olması, rekor seviyelere yakın bölgede kâr satışları ile yeni alımlar arasındaki mücadelenin sürdüğünü gösteriyor.
Kritik Veri ABD’den Gelecek
Günün en kritik başlığı ABD’nin ağustos ayı tüketici enflasyonu verisi. Bir gün önce açıklanan ABD ÜFE’sinin yıllık bazda yüzde 5,4 ile beklentilerin üzerinde artması, küresel piyasalarda faiz indirim beklentilerini zayıflattı ve risk iştahını baskıladı. ABD TÜFE verisi Türkiye saatiyle 15.30’da açıklanacak; yüksek bir sonuç doların güçlenmesine, tahvil faizlerinin yükselmesine ve gelişen ülke piyasalarında satış baskısının artmasına yol açabilir.
Türkiye açısından risk yalnızca kur hareketiyle sınırlı değil. Enerji fiyatlarının yüksek seyretmesi, ithalat faturasını ve cari açık baskısını artırırken, kurdaki yükselişin mal ve hizmet fiyatlarına geçişkenliği enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabilir. Bu nedenle piyasa uzmanlarının ortak değerlendirmesi, TCMB’nin önümüzdeki dönemde faiz indiriminden önce beklentileri, kur istikrarını ve enerji kaynaklı maliyet baskısını yakından izleyeceği yönünde.
Yatırımcı İçin Ana Mesaj
Bugünkü fiyatlamalar, Türkiye piyasalarında yeni bir dengenin oluştuğunu gösteriyor: TCMB indirim kapısını tamamen kapatmıyor, ancak enflasyon beklentilerindeki yükseliş ve küresel dolar baskısı hızlı bir gevşeme alanını daraltıyor. Türk yatırımcı için belirleyici konu, tek başına faiz kararı değil; ABD enflasyonu, enerji fiyatları, kurun seyri ve beklentilerin birlikte nasıl şekilleneceği. Bu dört başlıktaki bozulma kalıcılaşırsa Borsa İstanbul’da oynaklık artabilir, tahvil faizleri yüksek kalabilir ve TL üzerindeki baskı güçlenebilir.
