Yüksek Faiz ve Küresel Fırtına
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), son Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutma kararı alarak dezenflasyon sürecine olan kararlılığını bir kez daha teyit etti. Bu karar, İran kaynaklı enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve küresel faiz döngüsündeki belirsizliklerin gölgesinde geldi. Piyasa uzmanları, bu duruşun Türk Lirası'nı desteklerken, büyüme ivmesini ise sınırlayabileceğini belirtiyor.
Enflasyon ve Rezerv Dinamikleri
TCMB'nin son Enflasyon Raporu'nda yıl sonu tahminlerini yukarı revize etmesi, savaş sonrası arz şoklarının etkisini gözler önüne serdi. Enflasyonun ana eğiliminde düşüş devam etse de, jeopolitik riskler nedeniyle ara hedefler %24'e çıkarıldı. Bu ortamda brüt rezervlerdeki dalgalanmalar dikkat çekerken, analistler "Sıkı politika, uzun vadede fiyat istikrarını getirecek ancak kısa vadede reel sektör üzerinde baskı yaratabilir" görüşünde birleşiyor.
Borsa İstanbul ve Döviz Piyasalarındaki Yansımalar
BIST 100 endeksi, küresel risk iştahındaki dalgalanmalara rağmen direnç göstermeye devam ediyor. Dolar/TL paritesi 46 TL bandında seyrederek yeni dengeler ararken, yatırımcılar portföylerinde çeşitlendirmeye yöneliyor. Ekonomi yönetimi, mali disiplin ve yapısal reformlarla bu dönemi fırsata çevirmeyi hedefliyor. Uzmanlar, retail yatırımcılara "Kısa vadeli volatiliteye karşı uzun vadeli perspektifi korumalarını" tavsiye ediyor.
Önümüzdeki Dönem Beklentileri
Küresel büyüme tahminlerindeki aşağı yönlü revizyonlar ve enerji piyasalarındaki gerilimler, Türkiye ekonomisini 2026'nın ikinci yarısında kritik bir teste tabi tutacak. TCMB'nin veri odaklı yaklaşımı ve hükümetin ihracat odaklı teşvikleri, ekonominin dayanıklılığını artırabilir. Ancak, enflasyonun kalıcı düşüşü için maliye politikasıyla uyumlu adımlar şart.
