Merkez Bankası Temmuz Sınavına Hazırlanıyor
Türkiye'nin finansal piyasaları, 23 Temmuz tarihinde yapılacak Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına kilitlenmiş durumda. TCMB yetkilileri, yatırımcılara yaptığı kapalı kapılar görüşmelerde Temmuz enflasyon verisinin yeni bir gevşeme adımı için belirleyici olacağını vurguladı. Haziran'da yıllık enflasyonun %32,11 seviyesine gerilemesine rağmen, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatlarını yukarı çekmesi dezenflasyon sürecini gölgeliyor.
Rezervlerde Güçlü Toparlanma Ama Riskler Devam Ediyor
Son haftalarda TCMB rezervlerinde kaydedilen 10,5 milyar dolarlık tarihi artış piyasalara nefes aldırırken, brüt rezervlerin 159,7 milyar dolara ulaşması olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ancak uzmanlar, yüksek enerji maliyetleri ve küresel risk iştahındaki daralmanın Türkiye ekonomisini zorladığını belirtiyor. Piyasa katılımcıları anketine göre politika faizi beklentisi yıl sonu için %34-30 bandına işaret ederken, TCMB'nin bekle-gör yaklaşımı hakim.
Piyasa Uzmanları Ne Diyor?
Ekonomi gazetecileri ve analistler, TCMB'nin enflasyon görünümündeki belirsizlikleri gidermeden faiz indirimine gitmesinin TL üzerinde baskı yaratabileceğini savunuyor. Bir banka ekonomisti, "Jeopolitik şoklar enerji ithalat faturasını şişirirken, rezerv kazanımları kısa vadeli rahatlama sağlasa da kalıcı istikrar için sıkı duruş şart" değerlendirmesinde bulundu. Borsa İstanbul ise küresel dalgalanmalara rağmen haftalık pozitif kapanışlarla direnç göstermeye çalışıyor.
Yatırımcılar İçin Kritik Haftalar
Türk yatırımcılar için bu dönem, hem makroekonomik dengelerin hem de küresel gelişmelerin yakından takip edilmesi gereken bir eşik. TCMB'nin Temmuz verisi sonrası vereceği yönlendirme, yılın ikinci yarısında faiz patikası, TL değeri ve borsa performansını doğrudan etkileyecek. Analistler, enflasyonda beklenen ivme kaybının doğrulanması halinde kademeli gevşemenin kapılarının aralanabileceğini, aksi takdirde mevcut politika faizi seviyesinin korunacağını öngörüyor.