Tasarruf Sahibinin Güvenli Limanında Yeni Dönem
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 4 yıl önce "yastık altındaki" fiziki altının finansal sisteme kazandırılması için hayata geçirdiği düzenlemeyi Resmi Gazete'nin 22 Ağustos tarihli sayısıyla birlikte yürürlükten kaldırdı. 2022/11 sayılı tebliği ortadan kaldıran karar, vatandaşın elindeki altını bankaya getirip TL mevduata çevirmesi halinde verilen merkez bankası prim, faiz ve getiri desteğini sona erdiriyor. Hammadde fiyatlarında benzeri görülmemiş bir yükselişin yaşandığı ve gram altının 7 bin 180 liranın üzerine çıktığı bu dönemde atılan adım, kendi başına altın talebini değil, bankacılık sisteminin fonlama mimarisini kökten etkileyecek bir yön değişimine işaret ediyor.
Neden Şimdi, Neden Güvenli Liman?
TCMB'nin hamlesi, geçen hafta bir hafta vadeli repo ihalelerine dönüşle başlayan politika faizine geri dönüş sürecinin bir devamı niteliğinde. Şubattan bu yana yüzde 40'ta seyreden TL Gecelik Referans Faiz Oranı'nın yüzde 36,94'e çekilmesi ve mevduat faizlerindeki hızlı gerileme, düşük maliyetli TL likiditeyi teşvik eden eski dönemin araçlarının artık gözden çıkarıldığını gösteriyor. Uzmanlara göre desteğin kaldırılması, TL'ye dönüşü zorla dayatan araçlardan arınma anlamına geliyor: artık bankalar, yastık altı altını TL mevduata çekmek için merkez bankasının sırtlama mekanizmasına değil, gerçek kur ve faiz dengesine güvenmek zorunda kalacak.
Yatırımcı Yarışında Altın Zirvede
Kararın zamanlaması dikkat çekici: TCMB'nin dün yayımladığı Hanehalkı Beklenti Anketi'ne göre katılımcıların yatırım tercihlerinde "altın alırım" diyenlerin oranı aylık 1 puan artışla yüzde 41,3'e yükselirken, vadeli mevduatın payı yüzde 7,1'e, dövizin payı yüzde 2,8'e geriledi. Ons altının 4 bin 636 dolarla son üç ayın zirvesinde seyrettiği ve dolardan kaçışın güvenli limana yöneldiği bu ortamda, düzenlemenin kaldırılması bir yandan enflasyonun altına endekslenmesinin önünü açarken, diğer yandan reel faizin pozitife dönmesiyle TL tasarrufun cazibesinin altınla rekabet edebileceği yeni bir denge kurulacağını fısıldıyor.
Büyük Resim: Normalleşme Koridoru
TCMB'nin adımını tek başına bir tebliğin kaldırılması olarak okumak eksik kalır. Seçici kredi hamleleri, repo ihalelerine dönüş ve şimdi altın dönüşüm desteğinin sonu, resmi politika faiziyle piyasanın fiili fonlama maliyetini aynı noktaya getiren birleşik bir normalleşme stratejisinin parçaları. Ancak bu normalleşmenin önünde iki engel duruyor: 12 ay sonrası enflasyon beklentisinin reel sektörde yüzde 32,8'e, hanehalkında ise yüzde 45,6'ya çıkmasıyla açılan güven makası ve 205,7 milyar dolara ulaşan net döviz açığı. Analistler, desteklerden arınan TL'nin bundan sonra asıl sınavının Eylül'de açıklanacak enflasyon ve büyüme verileri olacağını vurguluyor; altın tercihinin güçlenmesi, TL'ye güvenin henüz tam tesis edilmediğinin en güçlü kanıtı.
