Fon piyasasında dengeler yeniden kuruluyor
Türkiye yatırım fonları piyasası, son yılların en sert portföy yeniden dağılımlarından biriyle karşı karşıya. SPK’nın 28 Ağustos 2026 tarihli kararıyla yatırım fonlarına ilişkin rehberde yaptığı kapsamlı değişikliklerin ardından, 28 Ağustos-10 Eylül döneminde TEFAS’a açık 1.047 fondan toplam 128,75 milyar lira net çıkış gerçekleşti; yatırımcı sayısı da 15.817 kişi azaldı. Bu tablo, yatırımcıların yalnızca getiri arayışıyla değil, fonların likiditesi, portföy yoğunluğu ve yeni mevzuata uyum kapasitesiyle de karar vermeye başladığını gösteriyor.
Çıkışın adresi para piyasası ve serbest fonlar
En yüksek net para çıkışı 53,4 milyar lirayla Pusula Portföy Para Piyasası Fonu’nda gerçekleşti. Bu fonu 42,7 milyar lirayla Tera Portföy Birinci Serbest Fonu, 31,6 milyar lirayla Yapı Kredi Para Piyasası Serbest Fonu ve 27,4 milyar lirayla Garanti Portföy İkinci Para Piyasası Fonu izledi. Para piyasası fonlarında yaşanan çıkışın önemli bir bölümü, yeni düzenlemelerin fon portföylerinin yapısı ve operasyonel uyum süreçleri üzerindeki etkisiyle birlikte değerlendirilirken, bazı yatırımcıların alternatif fonlara yöneldiği görülüyor.
Getiri liderleri değişirken risk de büyüyor
Düzenleme sonrasında en sert kayıplar Pusula Portföy Hisse Senedi Fonu’nda yüzde 64,49, Pusula Portföy Birinci Değişken Fonu’nda ise yüzde 61 seviyesine ulaştı. Buna karşılık Atlas Portföy Sentiment Serbest Fon yüzde 12,87 ile dönemin en yüksek getirisini sağladı; Ak Portföy Petrol Yabancı BYF Fon Sepeti Fonu yüzde 10, Atlas Portföy Serbest Fon yüzde 9,79 ve Tera Portföy Hisse Senedi Fonu yüzde 7,41 getiri elde etti. Ancak kısa dönemli yüksek getiri, fonun yatırımcı için daha uygun veya daha güvenli olduğu anlamına gelmiyor. Özellikle serbest fonlarda kaldıraç, yoğunlaşma, işlem kapasitesi ve likidite koşulları birlikte incelenmeli.
Para yeni adresini seçiyor
Toplam çıkışa rağmen bazı fonlarda güçlü girişler görüldü. Tera Portföy Hisse Senedi Fonu 48,6 milyar liralık net girişle öne çıkarken, Garanti Portföy ÖPY Serbest Özel Fonu’na 34,5 milyar lira, Yapı Kredi Portföy Birinci Serbest Fonu’na 32,9 milyar lira ve Tera Portföy Para Piyasası Fonu’na 31,2 milyar lira giriş gerçekleşti. Bu hareket, sermayenin fon piyasasından tamamen uzaklaşmadığını; yatırımcıların mevzuat uyumu, portföy büyüklüğü ve yönetim kapasitesi açısından daha fazla güven duyduğu fonlara yöneldiğini ortaya koyuyor.
SPK’nın yeni kuralları yatırım kararını değiştirecek
Yeni rehber, portföy yönetim şirketlerinin ihraç edebileceği serbest fon sayısını istihdam edilen portföy yöneticisi sayısıyla sınırlandırıyor. Her fon için biri sorumlu olmak üzere en az iki portföy yöneticisi görevlendirilmesi ve bir yöneticinin en fazla yedi fon yönetebilmesi öngörülüyor. Ayrıca portföy yoğunlaşmasına yeni sınırlar getirilirken, TEFAS’ta işlem gören fonlarda yüzde 30 ve üzeri paya sahip yatırımcıların bilgilerinin KAP üzerinden açıklanmasıyla şeffaflık artırılıyor.
Perakende yatırımcı için kritik mesaj
Yeni dönemde yatırımcının yalnızca günlük, aylık veya yıllık getiriye bakarak fon seçmesi daha riskli hale geliyor. Fonun toplam büyüklüğü, yatırımcı yoğunlaşması, portföydeki ilk beş varlığın ağırlığı, nakde dönüş süresi, işlem hacmi, yöneticinin sorumlu olduğu fon sayısı ve KAP açıklamaları birlikte takip edilmeli. Özellikle kısa sürede olağanüstü büyüyen fonlarda, yüksek girişlerin getiriyi desteklediği dönem sona erdiğinde likidite yönetimi daha belirleyici olabilir. Bu nedenle portföylerde tek bir fon veya tek bir yönetim şirketi yerine, risk profiline uygun biçimde para piyasası, borçlanma araçları, hisse senedi ve gerektiğinde yabancı varlık fonlarının dengeli kullanılması önem kazanıyor. Geçmiş performansın gelecek getiriyi garanti etmediği de unutulmamalı.
TEFAS’ta yeni rekabet: Performanstan kurumsal dayanıklılığa
SPK düzenlemesinin ilk sonuçları, TEFAS rekabetinin yalnızca getiri sıralamasında yaşanmayacağını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde yatırımcıların fon seçiminde şeffaflık, likidite yönetimi, mevzuata uyum ve portföy yönetim kapasitesini daha fazla fiyatlaması beklenebilir. 28 Ağustos’tan sonra bazı fonlarda yüzde 60’ı aşan kayıplar ve milyarlarca liralık yön değişimi yaşanması, yüksek getirinin arkasındaki stratejinin ve fonun ne kadar büyümeyi taşıyabileceğinin artık en az getiri kadar önemli olduğunu ortaya koydu.
