Enflasyon Düşüşü ve Piyasa Beklentileri
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı haziran ayı enflasyon verileri, yıllık bazda %32,11 seviyesine gerileyerek önemli bir rahatlama sinyali verdi. Aylık artışın %0,99 ile sınırlı kalması, dezenflasyon sürecinin ivme kazandığını gösteriyor. Ancak uzmanlar, bu düşüşün geçici faktörlerden mi yoksa kalıcı bir trendden mi kaynaklandığı konusunda temkinli.
TCMB Kararı Öncesi Belirsizlik
23 Temmuz'daki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı öncesi piyasalar ikiye bölünmüş durumda. Bazı ekonomistler, enflasyonun hedefe yaklaşmasıyla faiz indirim kapısının aralandığını savunurken, diğerleri jeopolitik gerilimler, enerji fiyatlarındaki dalgalanma ve küresel yavaşlama riskleri nedeniyle sıkı duruşun korunmasını öngörüyor. TCMB Başkanı'nın mesajları, TL'nin istikrarı ve yabancı yatırımcı güveni açısından kritik önem taşıyor.
Küresel Etkiler ve Yerel Dinamikler
ABD'deki istihdam verileri ve Fed'in olası adımları, gelişmekte olan piyasaları doğrudan etkiliyor. Türkiye'nin cari denge iyileşmesi ve ihracat performansı olumlu olsa da, enerji ithalatı bağımlılığı ve iç talepteki yavaşlama ekonomiyi iki yönlü baskılıyor. Piyasa uzmanları, "Sürdürülebilir büyüme için enflasyonun tek haneli rakamlara inmesi şart" görüşünde birleşiyor.
Yatırımcılar Ne Yapmalı?
Retail yatırımcılar açısından Borsa İstanbul'un tepkisi, döviz kurları ve tahvil getirileri yakından izlenmeli. Analistler, sektörel rotasyon fırsatlarına dikkat çekerken, enflasyon muhasebesinin getirdiği bilanço etkilerinin de göz ardı edilmemesini tavsiye ediyor. Temmuz ayı, Türkiye ekonomisinin 2026 ikinci yarısına dair yönünü belirleyecek bir test niteliğinde.
