Türkiye Cari Dengede Fazlaya Döndü: Dış Finansman İçin Sınırlı Rahatlama, Yıllık Açıkta Risk Sürüyor

11 Eylül 202615:11
Piyasa Haberleri
Türkiye Cari Dengede Fazlaya Döndü: Dış Finansman İçin Sınırlı Rahatlama, Yıllık Açıkta Risk Sürüyor

Cari Denge Fazlaya Döndü, Büyük Resim Henüz Değişmedi

Türkiye ekonomisi temmuz ayında dış dengede sınırlı da olsa olumlu bir tablo ortaya koydu. TCMB verilerine göre cari işlemler hesabı 36 milyon dolar fazla verirken, altın ve enerji hariç cari işlemler hesabındaki fazla 4 milyar 972 milyon dolara ulaştı. İlk bakışta dış finansman baskısını azaltan bu gelişme, yıllıklandırılmış cari açığın yaklaşık 40,7 milyar dolar seviyesinde bulunması nedeniyle henüz kalıcı bir dengelenme anlamına gelmiyor.

Altın ve Enerji Hariç Fazla Dikkat Çekiyor

Temmuz verisinin en güçlü tarafı, altın ve enerji dışındaki cari dengenin yaklaşık 5 milyar dolar fazla vermesi oldu. Bu tablo, iç talepteki yavaşlama, hizmet gelirleri ve ihracat performansının dış dengeyi desteklediğine işaret ediyor. Buna karşın ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığının 5 milyar 579 milyon dolar gerçekleşmesi, mal ticaretindeki açığın hâlâ temel kırılganlık alanı olduğunu ortaya koyuyor.

Piyasalar İçin Ne Anlama Geliyor?

Cari dengedeki aylık fazla, Türk lirası varlıkları açısından kısa vadede destekleyici bir haber. Dış kaynak ihtiyacının azalması, rezerv yönetimi ve kur istikrarı üzerindeki baskıyı sınırlayabilir. Ancak yıllık açık büyüklüğü, ekonominin hâlâ küresel sermaye akımlarına ve enerji fiyatlarına duyarlı olduğunu gösteriyor. Özellikle petrolün 100 doların üzerinde seyrettiği bir dönemde enerji faturasındaki her artış, bu kazanımı hızla tersine çevirebilir.

Kur ve Faiz Beklentileri İçin Kritik Sinyal

Piyasa uzmanlarının değerlendirmesine göre veri, Türkiye'nin dış dengede kontrollü bir normalleşme aradığını gösterse de tek başına faiz indirimi veya hızlı kur istikrarı için yeterli değil. Cari fazlanın sürdürülebilir olması için enerji ithalatının, altın talebinin ve iç tüketimin birlikte izlenmesi gerekiyor. Bu nedenle yatırımcı açısından ana soru, temmuzdaki sınırlı fazlanın geçici bir mevsimsel gelişme mi yoksa kalıcı dengelenmenin başlangıcı mı olduğu.

Aynı gün açıklanan ABD ağustos enflasyonu da küresel faiz görünümünü belirledi. ABD'de tüketici enflasyonu aylık yüzde 0,4 ve yıllık yüzde 3,4 ile beklentilere paralel gelirken, çekirdek TÜFE aylık yüzde 0,3 artarak tahminleri aştı. Bu görünüm, küresel faiz indirim beklentilerini tamamen ortadan kaldırmasa da gelişmekte olan ülke piyasalarında temkinli fiyatlamanın sürmesine neden oluyor. Türkiye açısından cari denge verisi olumlu bir tampon sağlasa da, kur, enerji ve küresel faiz üçgeni finansal piyasaların ana belirleyicisi olmaya devam ediyor.