Türkiye ile Kanada Arasında Serbest Ticaret Anlaşması Görüşmeleri Başlıyor: Türk İhracatçılara Yeni Kapılar Açılıyor

10 Haziran 202609:01
Küresel Ekonomi
Türkiye ile Kanada Arasında Serbest Ticaret Anlaşması Görüşmeleri Başlıyor: Türk İhracatçılara Yeni Kapılar Açılıyor

Tarihi Adım: Türkiye-Kanada STA Görüşmeleri Başlıyor

Türkiye ile Kanada arasında uzun süredir beklenen Serbest Ticaret Anlaşması için somut adımlar atıldı. 9 Haziran 2026 tarihinde Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Kanada Uluslararası Ticaret Bakanı Maninder Sidhu'nun gerçekleştirdiği görüşmede, istikşafi müzakerelerin başlatılması konusunda mutabakata varıldı. Bu karar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Kanada Başbakanı Mark Carney arasındaki yakın tarihli telefon görüşmesinin ardından gelen kritik bir gelişme olarak öne çıkıyor.

Ekonomik İşbirliğinde Yeni Dönem

Anlaşma potansiyeli, Türkiye'nin Kanada'ya ihracatını önemli ölçüde artırabilir. Özellikle enerji, havacılık, uzay, yenilenebilir enerji ve nükleer teknolojiler gibi stratejik sektörlerde işbirliği hedefleniyor. Kanada'nın CANDU nükleer reaktör teknolojisi, Türkiye'nin enerji çeşitlendirme stratejisine katkı sağlayabilirken, hava ulaşımı anlaşmasının genişletilmesi de ticari bağları güçlendirecek.

Uzmanlar Ne Diyor? Potansiyel Etkiler

Ekonomi uzmanları, bu adımın Türk ihracatçıları için yeni pazar fırsatları yaratacağını ve küresel tedarik zincirlerinde Türkiye'nin konumunu güçlendireceğini belirtiyor. Kanada gibi gelişmiş bir ekonomiyle STA, gümrük engellerinin azalmasıyla tekstil, otomotiv, makine ve tarım ürünleri ihracatını canlandırabilir. Ancak müzakerelerin uzun sürebileceği ve AB ile Kanada arasındaki CETA gibi mevcut anlaşmaların da dikkate alınması gerektiği vurgulanıyor.

Türk Yatırımcısı ve Piyasalar İçin Ne Anlama Geliyor?

Bu gelişme, Türk varlıkları için pozitif bir sinyal niteliğinde. İhracat odaklı şirketler ve ilgili sektör hisseleri kısa vadede dikkat çekebilir. TCMB'nin 11 Haziran faiz kararı öncesi gelen bu haber, ekonomik çeşitlendirme ve dış ticaret dengesi açısından piyasalara moral verebilir. Uzun vadede ise Türkiye'nin jeopolitik risklere karşı dayanıklılığını artırarak yabancı yatırımı çekme potansiyeli taşıyor.