Altında Dikkat Çeken Tırmanış
Küresel finans piyasalarında haftanın en dikkat çekici fiyat hareketi altından geldi. Ons altın, 24 Ağustos’ta 4.650 dolar seviyesine yaklaşarak 15 Mayıs’tan bu yana en yüksek düzeyini gördü; gram altın ise Türkiye’de 7.177,50 lira seviyesine yükseldi. Bu hareket, değerli metalin yalnızca güvenli liman talebiyle değil, ABD dolarına ve uzun vadeli tahvil piyasasına yönelik güven tartışmalarıyla de desteklendiğini gösteriyor.
Hareketin Perde Arkası
Altın fiyatındaki yükselişin ilk ayağını doların zayıflaması oluşturdu. Doların başlıca para birimleri karşısında birkaç ayın en düşük seviyelerine yaklaşması, dolar cinsinden fiyatlanan altını diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha erişilebilir hale getirdi. Reuters’a konuşan KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, ekonomik koşullar ve para politikasına ilişkin belirsizliğin de altının haftaya güçlü başlamasını desteklediğini belirtti.
İkinci ve daha yapısal etken ise ABD Hazinesi’nin 10 ila 30 yıl vadeli tahvillerde likiditeyi desteklemek amacıyla gerçekleştirdiği geri alımları en az iki katına çıkaracağını açıklaması oldu. İşlem büyüklüğünün operasyon başına 2 milyar dolardan en az 4 milyar dolara çıkarılması, kısa vadede tahvil getirilerini ve doları aşağı çekti; ancak aynı zamanda yatırımcıların ABD’nin mali dengeleri ve uzun vadeli borçlanma ihtiyacı hakkındaki kaygılarını da artırdı. Bu nedenle piyasa, tahvil piyasasındaki müdahaleyi yalnızca teknik bir likidite adımı olarak değil, borçlanma maliyetlerine yönelik daha geniş bir stres işareti olarak okuyor.
Türkiye’de Denklem İki Ayaklı
Türk yatırımcı açısından ons altındaki yükselişin etkisi, dolar/TL’nin seyriyle birlikte değerlendirilmeli. 24 Ağustos verilerinde dolar/TL 48,03 civarında işlem görürken, ons altın 4.650 dolar bölgesindeydi. Bu nedenle gram altın fiyatı, hem küresel ons fiyatından hem de kur hareketinden besleniyor. Ons altın yatay kalsa bile kurdaki yükseliş gram fiyatını destekleyebilir; tersine, dolar/TL’deki istikrar ons altında yaşanabilecek bir geri çekilmenin iç piyasadaki etkisini sınırlayabilir.
Bu görünüm, altını portföylerde yalnızca kısa vadeli bir fiyat hareketi olarak değil, kur, enflasyon ve küresel tahvil risklerine karşı koruma aracı olarak yeniden öne çıkarıyor. Ancak hızlı yükselişin ardından düzeltme riski de büyüyor. QNB Invest analizinde 4.600 ve 4.525 dolar seviyeleri destek, 4.700 ve 4.760 dolar bölgeleri ise direnç olarak izleniyor. Yapı Kredi’nin piyasa değerlendirmesinde de 4.600-4.700 dolar bandının kritik direnç alanı olduğu vurgulanıyor.
Yatırımcı İçin Kritik Eşikler
Altının 4.700 dolar seviyesini kalıcı biçimde aşması, teknik alımların ve trend takip eden yatırımcıların ilgisini güçlendirebilir. Buna karşılık 4.600 doların altına sarkılması, son yükselişin bir bölümünün kâr satışlarıyla geri verilmesi riskini artırır. Önümüzdeki günlerde açıklanacak ABD enflasyon verileri ve Federal Rezerv Başkanı Kevin Warsh’ın para politikasına ilişkin mesajları, dolar ve tahvil getirileri üzerinden altının yönünü belirleyebilecek başlıca katalizörler olacak.
Dolayısıyla Türkiye’de yatırımcıların izlemesi gereken yalnızca gram altının ekran fiyatı değil; ons altın, dolar/TL, ABD uzun vadeli tahvil getirileri ve merkez bankalarının rezerv talebi arasındaki ilişki. Mevcut tablo altın lehine güçlü bir momentum ortaya koysa da, yüksek seviyelerden yapılan işlemlerde kur riskinin yanı sıra ons fiyatındaki sert dalgalanma ve alış-satış makası da hesaba katılmalı.
