Kur Beklentisinde Yeni Eşik
Türk lirası açısından piyasaların en dikkat çekici yeni sinyali Goldman Sachs’tan geldi. ABD’li yatırım bankası, 21 Ağustos tarihli yatırımcı notunda dolar/TL tahminlerini tüm vadelerde yukarı yönlü revize etti. Banka, üç aylık tahminini 48’den 51’e, altı aylık tahminini 50’den 53’e ve 12 aylık tahminini 54’ten 59’a çıkardı.
Revizyonun zamanlaması da dikkat çekiyor. Dolar/TL, 24 Ağustos sabahında 48,0831 seviyesinde işlem görürken, kur yıl başından bu yana yaklaşık yüzde 11,73 yükselmiş durumda. Son bir yıllık dönemdeki artış ise yüzde 17,37’ye ulaştı. Böylece Goldman Sachs’ın yeni 12 aylık hedefi, mevcut kura göre yaklaşık yüzde 22,7’lik ilave yükseliş ihtimaline işaret ediyor; ancak bu rakam bir kesinlik değil, bankanın mevcut koşullara dayalı senaryosu olarak okunmalı.
Goldman’ın Gerekçesi
Goldman Sachs analistleri, liranın son dönemdeki aylık değer kaybı hızlanırken dış denge üzerindeki baskıların kademeli olarak arttığını ve seçim kaynaklı hareketliliğin güçlenmeye başladığını belirtiyor. Bankaya göre mevcut kur rejimi devam edecek; ancak liranın değer kaybı önceki varsayımlara kıyasla daha hızlı gerçekleşebilir. Analistler, enerji fiyatlarında belirgin bir düşüş, altında sert bir yükseliş veya doların küresel ölçekte geniş çaplı zayıflaması görülmediği sürece risklerin TL’de daha hızlı değer kaybı yönünde ağır bastığını ifade ediyor.
Bu değerlendirme, küresel doların zayıf seyrettiği bir ortamda dahi TL’nin kendi iç dinamikleri nedeniyle baskı altında kalabileceği anlamına geliyor. Nitekim 24 Ağustos’ta dolar endeksi yaklaşık 98,8 seviyesinde yatay kalırken dolar/TL 48,0790 civarında işlem gördü. Bu ayrışma, kur hareketinin yalnızca ABD doları veya Fed beklentileriyle açıklanamayacağını; Türkiye’nin dış finansman ihtiyacı, rezerv birikimi, enflasyon görünümü ve risk primi gibi başlıkların da belirleyici olduğunu gösteriyor.
Çelişkili Gibi Görünen Pozisyon
Goldman Sachs’ın mesajındaki kritik ayrıntı, kur tahminlerini yükseltmesine rağmen TL aleyhine tamamen pozisyon almış olmaması. Banka, dolar karşısında TL, Nijerya nairası ve Kazakistan tengesinden oluşan eşit ağırlıklı sepet için uzun pozisyon tavsiyesini koruyor. Bu işlemin hedef getirisini yüzde 7,5’ten yüzde 10’a, zarar durdurma seviyesini ise yüzde 1,5’ten yüzde 4’e yükseltti.
Buradaki temel mantık, carry trade olarak bilinen yüksek faiz getirisinden yararlanma stratejisinin, kurdaki kontrollü değer kaybına rağmen cazibesini koruyabileceği varsayımıdır. Ancak hedef getirinin artırılması aynı zamanda risk sınırının genişletildiğini gösteriyor. Başka bir ifadeyle Goldman, TL varlıklarında faiz avantajının sürdüğünü düşünürken, bu getirinin daha yüksek kur oynaklığı karşılığında elde edileceğini kabul ediyor.
Yatırımcı İçin Anlamı
Türk yatırımcısı açısından bu raporun en önemli sonucu, yüksek faiz getirisinin otomatik olarak yüksek reel getiri anlamına gelmediği yönündeki uyarıdır. Kur artışı hızlandığında TL cinsi mevduat, tahvil veya benzeri araçlardan elde edilen nominal getiri döviz bazında eriyebilir. Buna karşılık döviz ve altın ağırlığını artırmak da kurun kontrollü ilerlediği dönemlerde faiz gelirinden mahrum kalma riskini beraberinde getirir.
Bu nedenle Goldman Sachs’ın 59 seviyesindeki tahmini, piyasada doğrudan bir fiyat hedefinden çok risk dengesine ilişkin bir uyarı olarak değerlendirilmeli. Önümüzdeki dönemde kurun yönünü belirleyecek başlıklar; dış ticaret ve enerji faturası, portföy girişlerinin sürekliliği, enflasyon beklentilerinin seyri ve politika çerçevesine duyulan güven olacak. Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksinin 21 Ağustos’u yüzde 0,82 yükselişle 14.514,82 puandan tamamlamasına karşın dolar/TL’nin aynı dönemde yukarı yönlü seyrini koruması, yerli yatırımcı için nominal borsa kazancı ile döviz bazlı getiri arasındaki farkın yeniden önem kazandığını gösteriyor.
