Hürmüz'de Yeni Dönem: İran Geçiş Ücretini Yasalaştırıyor
Dünya enerji ticaretinin kaderini belirleyen Hürmüz Boğazı'nda tarihi bir kırılma yaanıyor. İran parlamentosunun Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komitesi,, geçtiğimiz günlerde boğazdan geçen gemilere geçiş ücreti uygulanmasına izin veren yasa tasarısını onayladı. Haziran ortasında imzalanan İslamabad Mutabakatı ile 60 günlük geçici bir muafiyet dönemi başlamıştı; ancak bu sürenin ağustos ortasında dolmasıyla birlikte Tahran'ın "hizmet bedeli" talebi yeniden masaya oturdu. Petrolün dünya deniz ticaretinin yaklaşık dörtte birinin geçtiği bu dar su yolunda artık bir geçiş ücreti rejimi kuruluyor.
İran'ın masaya koyduğu rakamlar piyasaları tedirgin ediyor. Reuters'in aktardığına göre Tahran, boğazdan geçen her gemiden yük değerinin yüzde 5 ila 7'si oranında bir ücret talep edior; bu, tek bir süper tanker için yaklaşık 11,2 milyon dolar ya da varil başına 5-6 dolar ek maliyet anlamına geliyor. Umman yaklaşık yüzde 3'lük bir seviyeyi tartışırken, Washington "uluslararası su yolu" vurgusuyla hiçbir ücreti kabul etmiyor. Komitenin onayladığı tasarı, navigasyon, çevre hizmetleri, özel durumlarda yakıt ikmali, sigorta ve güvenlik gibi kalemleri kapsıyor ve tahsilatın İran riyali ya da Tahran'ın belirleyeceği başka bir para birimiyle yapılmasını öngörüyor.
Petrol Fiyatında Yeni Risk Primi
Bu gelişme, Brent tipi ham petrolün varilinin 87 dolar civarında seyrettiği bir dönemde geldi. Uzmanlar, ücret rejiminin kalıcı hale gelmesinin küresel enerji maliyetlerine kalıcı bir risk primi ekleyeceği görüşünde. Eski Beyaz Saray enerji danışmanı Bob McNally, İran'ın bu talebini "mafya tarzı koruma haraçı" olarak nitelendirirken, denizcilik sigortası tarafında da yeni bir dönem başladı: Lloyd's, geçiş ücreti ödemesini sigorta kapsamı dışında bırakan özel bir madde yayımladı. Bu, tanker operatörlerinin maliyetini daha da artıran ikinci bir katman oluşturuyor.
Türkiye İçin Ne Anlama Geliyor?
Enerji ithalatçısı bir ekonomi olarak Türkiye, bu gelişmenin enar kalanından en çok etkilenecek üelerden biri. Petrol fiyatındaki her yükseliş, akaryakıt zamları üzerinden enflasyon beklentilerini besliyor ve cari açık üzerinde baskı yaratıyor. Özellikle TCMB'nin yıl sonı enflasyon tahminini yüzde 28'e yükselttiği ve piyasanın 10 Eylül'deki faiz kararına kilitlendiği bu dönemde, enerji kaynaklı yeni bir maliyet şoku, "faiz indirimi döngüsü" beklentilerini geciktirebilir. Ayrıca döviz kuru üzerinden carry trade pozisyonlarını izleyen yatırımcılar için de jeopolitik belirsizliğin yeniden artması, TL varlıklarına yönelik risk iştahını test edebilir.
Gözler Müzakerelerde
Tasarının yasalaşması için tam parlamento onayı gerekiyor; ancak İran'ın savaş öncesinden bu yana ad hoc olarak gemi baına 2 milyon dolara varan tahsilat yaptığı biliniyor. Washington'un "sıfır ücret" konusundaki ısrarı ile Tahran'ın "hizmet karşılığı ücret" pozisyonu arasındaki makas, önümizdeki haftalarda hem petrol fiyatının hem de küresel risk iştahının yönünü belirleyecek. Türk yatırımcısı için kritik soru şu: Bu geçiş ücreti, enflasyonla mücadelede kritik eşikte olan Türkiye ekonomisine ne kadar maliyet yükleyecek?
