İki Dünyanın Çarpışması: Küresel Sıkılaşma, Yerel Gevşeme
Finans piyasaları bugün iki zıt kuvtenin aynı anda yönlendirdiği bir denge arayışında. Bir yanında, ABD'de yapışkan enflinin küresel tahvil piyasalarını yeniden sıkıştırdığı ve Fed'in ekim ayında faiz artırımı ihtimalini yüzde 62'ye taşıdığı bir dünya var; öbür yanında ise Türkiye'de TCMB'nin 10 Eylül toplantıda faiz indirimine kapı aralayacağı beklentisiyle bankacılık öncülüğünde rekor tazeleyen Borsa İstanbul. Bu makas, Türk yatırımcısı için günün en kritik sınavını oluşturuyor.
Fed Cephesinde Alarm: Tahvil Getirisi 4,66'da
ABD'de açıklanan makroekonomik verilerin enflasyonist baskıların sürdüğüne işaret etmesi, küresel piyasalarda risk algısını yeniden tırmandırdı. Dün 2 baz puan artışla yüzde 4,65'e çıkan ABD 10 yıllık tahvil getirisi, bugün yüzde 4,66 seviyesinde seyrediyor ve seansın en yükseklerini zorluyor. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed'in ekim ayında faiz artırımına gitme ihtimali yüzde 57'den yüzde 62'ye yükseldi; bu şahin beklenti dolar endeksini ve tahvil faizlerini desteklerken altının ons fiyatı üzerinde baskı kurdu. Küresel faiz döngüsünün yeniden 'artırım' yönüne dönme ihtimali, gelişen ülke varlıkları için en büyük risk başlığı olarak öne çıkıyor.
Borsa İstanbul: Rekora Koşan Yerel Ralli
Küresel taraftaki bu sıkılaşma baskısına rağmen Borsa İstanbul kendi hikâyesini yazıyor. BIST 100 endeksi dünü yüzde 0,95 yükselişle 14.610,92 puandan tamamlarken, bugün açılışta yüzde 0,24 artışla 14.646 puana çıktı ve 14.700 eşiğini zorlayarak tarihi zirvesine yaklaştı. Rallinin lokomotifi yine bankacılık sektörü: Halkbank hisseleri tavan fiyatlamayla 41,92 TL'ye yükselirken, bankacılık endeksi gün içinde yüzde 2'ye yakın değer kazandı. Piyasadaki 'faizden borsaya geçiş' hikâyesi, TCMB'nin repo ihalelerine dönüşü ve 10 Eylül'deki PPK'da faiz indirimi beklentisiyle güçleniyor.
Uzman Yorumu ve Yatırımcı Sınavı
Analistler, Türkiye'nin bu ayrışmasının sürdürülebilirliğinin tamamen küresel likidite koşullarına bağlı olduğunu vurguluyor. BofA Securities yıl sonu politika faizini yüzde 36'da görürken, HSBC Eylül'de gevşeme başlayacağını ve yıl sonu faizin yüzde 34'e inebileceğini öngörüyor; ancak Fed'in şahinleşmesi, gelişen ülkelere sermaye akışını daraltarak bu senaryoyu zora sokabilir. Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 217 baz puana inerek 18 Şubat'tan bu yana en düşük seviyeyi görmüş olsa da, dolar/TL'nin 48,13 seviyesinde tarihi zirvesine yakın seyretmesi ve küresel faiz artışının TL üzerindeki baskısı, yerel rallinin küresel fırtınaya ne kadar dayanacağını belirleyecek en kritik soru olarak masada duruyor.
