Küresel Tahvil Şoku Türkiye Piyasalarını Yeniden Sınarken Borsa Rekorla Karşılık Verdi

20 Ağustos 202602:10
Piyasa Haberleri
Küresel Tahvil Şoku Türkiye Piyasalarını Yeniden Sınarken Borsa Rekorla Karşılık Verdi

Piyasaların yönünü Washington değiştirdi

Türkiye ve dünya piyasalarında günün en kritik gelişmesi, ABD Hazine Bakanlığı’nın uzun vadeli tahvillerde geri alım operasyonlarını artırma kararı oldu. Bakanlık, 10 ila 30 yıl vadeli tahvilleri kapsayan geri alım programının büyüklüğünü en az iki katına çıkaracağını açıklarken, karar küresel tahvil piyasasında likidite beklentisini güçlendirdi. ABD’nin 30 yıllık tahvil faizindeki gerileme, hisse senetleri ve altın başta olmak üzere riskli ve alternatif varlıklara yeniden alım getirdi. Ancak uzmanlara göre bu rahatlama, yüksek kamu borcu ve kalıcı enflasyon endişelerini ortadan kaldırmaktan çok piyasaya kısa vadeli nefes alanı açıyor.

BIST 100 rekorla karşılık verdi

Küresel faizlerdeki geri çekilmenin etkisi Borsa İstanbul’da güçlü biçimde hissedildi. BIST 100 endeksi günü 331 puan ve yüzde 2,34 yükselişle 14.458,98 puandan tamamlarken, işlem hacmi 199,1 milyar liraya ulaştı. Bankacılık endeksi yüzde 2,50, sanayi endeksi yüzde 2,49 yükseldi; madencilik sektörü yüzde 4,45 ile günün en güçlü performansını gösterdi. Endeksteki 100 hisseden 81’i günü primle tamamladı. Bu tablo, yabancı faiz baskısının azalmasının Türkiye gibi yüksek taşıma getirisi sunan piyasalarda risk iştahını hızla canlandırabildiğini gösteriyor.

Altın güçlendi, petrol jeopolitik riskle yükseldi

Tahvil faizlerindeki düşüş ve dolar endeksindeki zayıflama, güvenli liman talebini de destekledi. Ons altın 4.483 dolara yükselirken, yurt içinde standart altının kilogram fiyatı 6,795 milyon liraya çıktı. Brent petrol ise Orta Doğu kaynaklı arz ve ulaşım risklerinin etkisiyle 92,2 dolar seviyesine ulaştı. Türkiye’de yatırımcı açısından bu kombinasyon iki yönlü risk taşıyor: Altın ve enerji maliyetlerindeki yükseliş portföylerde korunma arayışını artırırken, petrol fiyatındaki kalıcılık cari denge ve enflasyon beklentileri üzerinde baskı oluşturabilir.

Türkiye için asıl sınav kalıcılık

Piyasa uzmanlarının ortak değerlendirmesi, ABD Hazine’sinin adımının küresel likiditeyi kısa vadede rahatlatabileceği, ancak bunun sürdürülebilir bir faiz düşüşü anlamına gelmediği yönünde. ABD’nin toplam kamu borcunun 40 trilyon doları aşması, tahvil piyasasında arz ve maliye politikası kaynaklı oynaklık riskini canlı tutuyor. Bu nedenle Türkiye varlıklarındaki yükselişin devamı yalnızca BIST’in teknik seviyelerine değil, ABD tahvil faizlerine, doların seyrine, petrol fiyatlarına ve TCMB’nin sıkı para politikası duruşuna bağlı olacak.

Yatırımcı neyi izlemeli?

Türk yatırımcı için bugünkü mesaj, tek bir varlık sınıfında agresif pozisyon almak yerine küresel faiz ve emtia hareketlerini birlikte takip etmek. BIST’teki rekor kapanış olumlu bir risk iştahına işaret etse de, petrolün 92 dolar üzerindeki seyri ve küresel tahvil piyasasındaki kırılganlık, yükselişin sert düzeltmelere açık kalabileceğini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde piyasaların yönünü belirleyecek temel soru, ABD’deki tahvil rahatlamasının kalıcı bir likidite dönüşümüne mi, yoksa geçici bir satış molasına mı dönüşeceği olacak.