Piyasalar TCMB Kararını Bekliyor
Türkiye ekonomisi ve finans piyasaları, 23 Temmuz'da açıklanacak TCMB Para Politikası Kurulu (PPK) kararına kilitlenmiş durumda. Haziran ayında yıllık enflasyonun %32,11'e gerilemesi dezenflasyon sürecinde önemli bir adım olarak görülse de, uzmanlar bu düşüşün sürdürülebilirliği konusunda temkinli. Yüksek faiz ortamının sanayi sektörünü baskılaması ve küresel enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, Türk yatırımcılar için kritik bir dönemi işaret ediyor.
Enflasyon ve Büyüme Dengesi
Son verilere göre enflasyonda ana eğilimin gerilemesi Merkez Bankası'na manevra alanı sunsa da, IMF'nin 2026 büyüme tahminini %2,9'a indirmesi gibi küresel sinyaller piyasalarda tedirginlik yaratıyor. Ekonomi gazetecileri ve analistler, "Sıkı para politikası devam etmeli ancak büyüme dinamikleri korunmalı" görüşünde birleşiyor. Bu denge, Dolar/TL kuru ve Borsa İstanbul'un yönü açısından belirleyici olacak.
Küresel Etkiler ve Yerel Riskler
NATO Zirvesi sonrası savunma sanayii fırsatları ve olası F-35 gelişmeleri olumlu rüzgarlar estirse de, jeopolitik gerilimler ve enerji maliyetlerindeki artış bütçe dengesini zorluyor. Piyasa uzmanları, yabancı sermaye akışının hızlanması için şeffaflık ve öngörülebilirliğin şart olduğunu vurguluyor. BIST 100 endeksi kritik eşikte seyrederken, retail yatırımcıların portföylerini çeşitlendirmesi öneriliyor.
Uzman Görüşleri ve Beklentiler
Önde gelen ekonomistler, TCMB'nin Temmuz toplantısında faizi sabit tutarak enflasyonla mücadeleyi ön planda tutacağını öngörüyor. Ancak Ağustos sonrası olası adımlar, 2026'nın ikinci yarısında büyüme ve istihdam dinamiklerini şekillendirecek. Türk yatırımcılar için bu süreç, hem riskleri hem de savunma ihracatı gibi sektörlerdeki fırsatları dikkatle değerlendirmeyi gerektiriyor.