Türkiye Piyasalarında Yeni Denklem: Enflasyon Beklentisi OVP Hedefini Aştı, Fed ve Enerji Riski Öne Çıktı

12 Eylül 202613:11
Piyasa Haberleri
Türkiye Piyasalarında Yeni Denklem: Enflasyon Beklentisi OVP Hedefini Aştı, Fed ve Enerji Riski Öne Çıktı
Piyasanın Enflasyon Beklentisi OVP Hedefini Aştı

Türkiye finans piyasalarının önündeki en kritik başlık, enflasyon beklentilerindeki bozulma ile küresel faiz ve enerji risklerinin aynı anda güçlenmesi oldu. TCMB'nin eylül ayı Piyasa Katılımcıları Anketi'nde yıl sonu tüketici enflasyonu beklentisi yüzde 29,43'ten yüzde 29,61'e yükseldi. Böylece piyasa tahmini, Orta Vadeli Program'da yer alan yüzde 28,4'lük hedefin üzerine çıktı.

Beklentilerdeki sınırlı görünen artış, piyasa açısından önemli bir mesaj taşıyor: Dezenflasyon süreci devam etse bile yatırımcılar fiyat istikrarına ulaşılmasının daha uzun sürebileceğini düşünüyor. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi yüzde 23,69'dan yüzde 23,70'e çıkarken, 24 ay sonrası beklenti yüzde 18,03'ten yüzde 18,32'ye yükseldi. Bu tablo, enflasyon beklentilerinin tamamen çıpalanmadığını ve enerji ile kur kaynaklı yeni şoklara duyarlılığın sürdüğünü gösteriyor.

Faiz İndirimi Beklentisi Güçlenirken Riskler Arttı

Ankette cari ay sonu gecelik faiz beklentisinin yüzde 40'tan yüzde 37'ye gerilemesi, piyasanın para politikasında daha düşük faizli bir döneme geçiş ihtimalini güçlendirdi. Eylül ayı PPK toplantısı için politika faizi beklentisinin yüzde 37 seviyesinde oluşması da Merkez Bankası'nın mevcut faiz düzeyini koruyacağı yönündeki fiyatlamayı destekledi.

Ancak faiz indirimi beklentisinin güçlenmesi, risklerin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. TCMB, politika faizini yüzde 37'de sabit tutarken yüksek seyreden enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğuna dikkat çekti. Bu nedenle piyasa, olası faiz indirimlerinin hızını ve kapsamını yalnızca iç talep verileriyle değil, petrol fiyatları, küresel tahvil faizleri ve döviz kuruyla birlikte değerlendirecek.

Küresel Cephede Fed Baskısı

Türkiye piyasaları açısından dış koşullar da daha zorlayıcı hale geldi. ABD'de ağustos ayı TÜFE'si aylık yüzde 0,4, yıllık yüzde 3,4 artarken, çekirdek TÜFE aylık yüzde 0,3 ile beklentilerin üzerinde yükseldi. Enerji kaynaklı enflasyon baskısının devam etmesi, Fed'in gelecek haftaki toplantısında faiz artırımına gideceği yönündeki piyasa ihtimalini yüzde 90'a yaklaştırdı.

ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi hafta içinde yüzde 5'e yaklaşarak Ekim 2023'ten bu yana en yüksek seviyeyi test etti. Bu gelişme, gelişmekte olan ülke varlıklarının finansman maliyetini artırırken Türkiye açısından da yabancı sermaye akımlarının, risk priminin ve kur beklentilerinin daha yakından izlenmesini gerektiriyor. Brent petrolün haftalık bazda yüzde 8,5 yükselerek varil başına 104,5 dolar civarında işlem görmesi ise enerji ithalatçısı Türkiye için ek bir enflasyon ve cari denge riski yaratıyor.

Borsa Güçlü, Kur ve Beklentiler Temkinli

Yurt içinde BIST 100 endeksi haftayı yüzde 3,25 yükselişle 14.467,25 puandan tamamladı. Haftanın son işlem gününde endeks yüzde 0,51 artarken, BIST 30 yüzde 0,89 yükseldi. Bu performans, hisse senetlerinde risk iştahının korunduğunu gösterse de borsadaki yükselişin makroekonomik risklerin tamamen ortadan kalktığı şeklinde okunmaması gerekiyor.

Dolar/TL haftayı 48,5120 seviyesinde tamamlarken, TCMB anketinde yıl sonu kur beklentisi 51,66 TL'den 51,57 TL'ye sınırlı geriledi. Buna karşılık 12 ay sonrası kur beklentisi 57,43 TL'den 58,60 TL'ye yükseldi. Bu ayrışma, yatırımcıların kısa vadede kurda kontrollü bir görünüm beklerken orta vadede enflasyon, faiz farkı ve dış finansman koşullarının TL üzerinde baskı yaratabileceğini düşündüğüne işaret ediyor.

Yatırımcı İçin Kritik Mesaj

Türkiye piyasalarının önündeki temel denklem artık yalnızca TCMB'nin faiz kararından ibaret değil. Enflasyon beklentisinin OVP hedefinin üzerine çıkması, küresel tahvil faizlerinin yükselmesi, petrol fiyatlarının 100 doların üzerinde kalması ve Fed beklentilerinin sertleşmesi birlikte değerlendirildiğinde, önümüzdeki dönemde piyasa oynaklığının artabileceği görülüyor.

Uzmanların piyasa çerçevesi şu yönde şekilleniyor: İçeride enflasyonun ana eğilimi geriler ve enerji şoku sınırlı kalırsa faiz indirimi beklentisi Borsa İstanbul'u destekleyebilir. Buna karşılık petrol fiyatlarındaki yükseliş kalıcılaşır, ABD faizleri yüksek seyrini korur veya kur beklentileri yeniden bozulursa, faiz indirimi takvimi ötelenebilir ve TL varlıklarda dalgalanma güçlenebilir. Bu nedenle bireysel yatırımcı açısından önümüzdeki haftanın en önemli göstergeleri Fed kararı, tahvil faizleri, enerji fiyatları ve TCMB'nin enflasyon iletişimi olacak.