Türkiye’de Büyüme Beklentisi Yeniden Masada: İkinci Çeyrek Verisi Faiz ve Borsa İçin Kritik Eşik

25 Ağustos 202604:11
Küresel Ekonomi
Türkiye’de Büyüme Beklentisi Yeniden Masada: İkinci Çeyrek Verisi Faiz ve Borsa İçin Kritik Eşik

Büyüme var, dengesi tartışmalı

Türkiye ekonomisi için piyasaların yönünü belirleyebilecek yeni eşik, 31 Ağustos’ta açıklanacak ikinci çeyrek Gayrisafi Yurt İçi Hasıla verisi olacak. Ekonomistlerin son beklenti anketinde ikinci çeyrek büyümesi çeyreklik bazda yüzde 0,9, yıllık bazda ise yüzde 2,9 olarak öngörülürken, 2026 geneli için medyan büyüme tahmini yüzde 3’e geriledi. Bir önceki ankette yıl sonu beklentisinin yüzde 3,3 seviyesinde bulunması, ekonomide toparlanma beklentisinin korunduğunu ancak ivmenin sınırlı görüldüğünü ortaya koyuyor.

BBVA’dan kritik uyarı

BBVA Research ise ikinci çeyrekte yıllık büyümenin yüzde 3’e ulaşabileceğini, çeyreklik büyümenin de yaklaşık yüzde 1-1,5 aralığında gerçekleşebileceğini tahmin ediyor. Kurumun ekonomistleri, sanayide destekleyici ancak hizmetlerde yatay ve inşaat sektöründe zayıf bir görünüm bulunduğuna dikkat çekiyor. Daha önemlisi, özel tüketimin çeyreklik bazda gerilemiş olabileceği, perakende satışların yavaşladığı ve tüketim malları ithalatının daraldığı belirtiliyor.

Bu tablo, büyümenin güçlü bir iç talep patlamasından ziyade ihracattaki geçici toparlanma ve ithalattaki düşüşün net dış ticarete katkısı üzerinden şekillenebileceğine işaret ediyor. BBVA Research, sıkı finansal koşulların tüketici kredileri ve özel tüketimi yavaşlatarak dezenflasyon sürecine destek verdiğini belirtiyor; ancak enerji fiyatları, jeopolitik riskler ve yüksek enflasyon beklentileri büyüme görünümünün önündeki başlıca tehditler olarak sıralanıyor.

Öncü göstergeler karışık sinyal veriyor

Ağustos verileri de ekonomideki toparlanmanın henüz dengeli olmadığını gösteriyor. Mevsim etkilerinden arındırılmış reel kesim güven endeksi 1,2 puan artışla 102,4’e yükselirken, imalat sanayinin kapasite kullanım oranı yüzde 73,5’e geriledi. Tüketici güveninin 90,8 ile Mayıs 2023’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkması olumlu bir sinyal olsa da, üretim kapasitesindeki düşüş şirketlerin talep ve maliyet koşullarına hâlâ temkinli yaklaştığını gösteriyor.

Finans sektöründe ise daha ihtiyatlı bir görünüm öne çıkıyor. TCMB verilerine göre Finansal Hizmetler Güven Endeksi ağustosta 4,6 puan düşerek 150,4’e geriledi. Son üç aydaki iş koşulları ve hizmet talebine ilişkin değerlendirmeler zayıflarken, gelecek üç aya yönelik talep beklentilerinin güçlenmesi, finans kuruluşlarının kısa vadede daha iyi bir tablo umduğunu ancak mevcut koşullarda baskının sürdüğünü gösteriyor.

Piyasalar için anlamı

İkinci çeyrek büyümesinin beklentilerin üzerinde gelmesi, ilk aşamada Borsa İstanbul’da özellikle iç talebe duyarlı sektörler ve bankalar açısından olumlu algılanabilir. Ancak büyümenin tüketim yerine dış ticaret kaynaklı olduğunun görülmesi, bu etkinin sınırlı kalmasına yol açabilir. Piyasanın asıl sorusu büyümenin gerçekleşip gerçekleşmediği değil, hangi kaynakla gerçekleştiği olacak.

Veri beklentilerin belirgin üzerinde gelirse, Türkiye ekonomisinin sıkı finansal koşullara rağmen direnç gösterdiği algısı güçlenebilir ve faiz indirimlerinin daha kademeli fiyatlanmasına neden olabilir. Buna karşılık zayıf bir büyüme kompozisyonu veya iç talepteki daralmanın derinleştiğini gösteren sonuçlar, dezenflasyon hedefi açısından olumlu görülse bile şirket kârlılıkları ve borsa değerlemeleri üzerinde baskı yaratabilir.

Bu nedenle 31 Ağustos’ta açıklanacak GSYH verisi, yalnızca büyüme oranını değil; tüketim, sanayi, hizmetler, inşaat ve net ihracatın katkısını da yatırımcıların yakından izleyeceği bir veri seti olacak. Türkiye piyasalarında yeni fiyatlama, büyümenin hızından çok kalitesi üzerinden şekillenecek.