ABD 30 Yıllık Tahvil Faizi 2007’den Bu Yana En Yüksek Seviyeye Çıktı: Küresel Risk İştahı Daralırken Türk Piyasaları Baskı Altında

30 Temmuz 202609:04
Küresel Ekonomi
ABD 30 Yıllık Tahvil Faizi 2007’den Bu Yana En Yüksek Seviyeye Çıktı: Küresel Risk İştahı Daralırken Türk Piyasaları Baskı Altında

Fed Kararı Sonrası Tahvil Şoku

Küresel finans piyasaları, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) dün açıkladığı faiz kararının ardından beklenmedik bir baskıyla sarsıldı. Fed, politika faizini yüzde 3,50-3,75 bandında sabit tutarken, üç üyenin faiz artışı yönünde karşı oy kullanması ve Başkan Kevin Warsh’ın enflasyon vurgusu, piyasalarda şahin sinyal olarak algılandı. Bu gelişmeyle birlikte ABD 30 yıllık Hazine tahvil getirisi yüzde 5,21 seviyesini test ederek 2007 ortalarından bu yana en yüksek noktaya ulaştı.

Uzun vadeli tahvil faizlerindeki bu sıçrama, yatırımcıların enflasyonun kalıcı olabileceğine ve Fed’in faiz indirimi yerine daha sıkı bir patikaya yönelebileceğine dair endişelerini yansıttı. Analistler, piyasanın “Fed’in mevcut duruşunun enflasyonla mücadelede yetersiz kalabileceğini” fiyatladığını belirtiyor. Dolar endeksi gerilerken Wall Street’te sert satışlar yaşandı; S&P 500 yüzde 1,5’in üzerinde değer kaybetti.

Türk Piyasalarına Yansıma

Küresel risk iştahındaki daralma, Borsa İstanbul’a da hızla sirayet etti. BIST 100 endeksi, Fed kararının ardından dün yüzde 1,36 düşüşle 13.501 puan seviyesinde kapanmıştı. Bugün ise güne yüzde 0,13 kayıpla 13.484 puandan başlayan endeks, sabah saatlerinde 13.400 bandına doğru gerileyerek son iki ayın en düşük seviyelerine yaklaştı. Bankacılık ve teknoloji hisseleri satış baskısının odağında yer aldı.

Dolar/TL, 47,41 seviyesinde işlem görürken, yüksek küresel faiz ortamı Türk varlıkları üzerindeki baskıyı artırıyor. Piyasa uzmanları, uzun vadeli ABD tahvil getirilerindeki yükselişin gelişmekte olan ülke piyasalarında fon çıkışlarını tetikleyebileceğini ve Türkiye’nin yüksek faiz ortamında bile risk priminin etkilenme ihtimalinin bulunduğunu vurguluyor. Gram altın da ons fiyatındaki dalgalanma ve tahvil baskısıyla geriledi.

Uzmanlar Ne Diyor?

Analistler, Fed içindeki görüş ayrılığının önümüzdeki dönemde faiz patikasına dair belirsizliği derinleştirdiğini belirtiyor. Eylül toplantısında faiz artışı ihtimalinin yüzde 60’ın üzerine çıktığına dikkat çeken uzmanlar, bu ortamın küresel likidite koşullarını sıkılaştırabileceğini ve Türkiye gibi yüksek enflasyonla mücadele eden ülkelerde para politikası esnekliğini sınırlayabileceğini ifade ediyor. Kısa vadede Borsa İstanbul’da 13.300-13.400 destek bölgesinin kritik önem taşıdığı, risk iştahının toparlanması için jeopolitik yumuşama ve enerji fiyatlarındaki gerilemenin devam etmesi gerektiği görüşü öne çıkıyor.