Dünya Ticaretinin Can Damarı Tehlikede
Orta Doğu'da yeni bir jeopolitik deprem yaşanıyor. İran destekli Husilerin Yemen'de birçok kenti ele geçirmesi ve Suudi Arabistan'a yönelik İHA saldırıları, küresel enerji arzının en kritik noktalarından biri olan Babülmendep Boğazı'nda ticari gemi geçişlerini kritik seviyelere geriletti. Kızıldeniz ile Aden Körfezi'ni birbirine bağlayan bu stratejik su yolu, dünya konteyner ticaretinin yüzde 20'sine ev sahipliği yapıyor ve şu anda savaş gölgesinde.
Bölgedeki saldırılar nedeniyle son 3 günde boğazdan geçen ticari gemi sayısı sadece 79'da kalırken, kriz öncesi dönemde günlük ortalama 70-75 gemi seyrediyordu. Hürmüz'den sonra Babülmendep'in de kapanma ihtimali, küresel piyasaları derinden sarsmış durumda ve Brent petrolün varil fiyatı 104 doları aşarak dünyada adeta alarma geçirdi.
Türkiye'nin Enerji Faturası 71 Milyar Dolara Çıkıyor
Küresel enerji piyasalarındaki bu şok dalgası Türkiye'yi doğrudan vurdu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TİSK'in düzenlediği zirvede yaptığı kritik açıklamada, 'Enerji ithalatımızın bu sene 63 milyar dolardan 71 milyar dolara çıkacağını tahmin ediyoruz. 8-9 milyar dolar faturamızda maalesef bir artış gözüküyor' ifadelerini kullandı. Dış ticaret açığının da 96 milyar dolardan 105 milyar dolara yükseldiği belirtilen açıklamada, savaşın ekonomiye maliyeti net rakamlarla ortaya kondu.
Yılmaz, enflasyonun en önemli mesele olduğunu vurgulayarak çarpıcı bir itirafta bulundu: 'Merkez Bankamızın bir hesabına göre savaşın enflasyona 7 puan civarında etkisi var. Yıl sonu tahminimiz yüzde 28,4. Savaş olmasa yüzde 21-22 ile bu seneyi kapatmış olacaktık.' Bu açıklama, jeopolitik risklerin Türkiye'nen dezenflasyon sürecini nasıl sekteye uğrattığını gözler önüne seriyor.
Uzmanlar Uyarıyor: 'Taşımacılık ve Sigorta Maliyetleri Patlıyor'
Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Zafer Ergezen, A Haber'e yaptığı değerlendirmede krizin boyutlarını şöyle özetledi: 'Bu sadece petrol fiyatlarını değil, dünya ticaretini de etkiler hale geliyor. Süveyş Kanalı'nın kullanılamıyor olması veya buradaki geçişlerin azalıyor olması ciddi anlamda taşımacılık maliyetlerini, uluslararası ticaretin maliyetini de artırıyor.'
Ergezen, 'Petrol fiyatları bu kadar yüksek kaldığı sürece altın fiyatlarında yukarı yönlü bir hareket beklememiz çok zor. Faizler yukarı gidiyor, dolar değer kazanıyor ve bu kıymetli metaller üzerinde baskı oluşturuyor' diyerek yatırımcılara kritik uyarılarda bulundu. Tahvil faizlerinin son yılların en yüksek seviyelerine çıktığını hatırlatan uzman, yüksek petrol fiyatlarının dünyada hiç kimsenin işine yaramadığını vurguladı.
Büyüme Hedefi 3,3, Milli Gelir 1,8 Trilyon Doları Aşacak
Tüm bu zorlu koşullara rağmen Türkiye ekonomisi büyümeye devam ediyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2026 yılı için büyüme tahminini yüzde 3,3 olarak açıkladı. Yılmaz, 'Yıl sonu itibarıyla milli gelirin ilk defa bu sene 1,8 trilyon doları aşmasını bekliyoruz' dedi. İşsizlik oranının yüzde 8,1 seviyesinde olduğunu ve dönem sonunda yüzde 7,6'ya düşürülmesinin hedeflendiğini kaydeden Yılmaz, 3 yıllık dönemde 2,1 milyon ilave istihdam öngördüklerini belirtti.
Piyasalar artık sadece TCMB kararlarını değil, Orta Doğu'daki her gelişmeyi de fiyatlıyor. Babülmendep krizi, Türkiye'nin dezenflasyon mücadelesinde yeni bir sınav dönemi başlattı. Yatırımcıların önümüzdeki günlerde hem jeopolitik riskleri hem de enflasyon-faiz dengesindeki bozulmayı yakından takip etmesi gerekecek.
