10 Eylül'e kilitlenen piyasa için kritik eşik
Türkiye'nin faiz indirimi beklentisi, 10 Eylül'deki Para Politikası Kurulu toplantısına kilitlenmiş durumda. Bu toplantının rotasını belirleyecek en kritik veri ise önümüzdeki hafta açıklanacak Ağustos enflasyonu. Bloomberg HT'nin 18 kurumla yaptığı ankete göre piyasa, Ağustos'ta enflasyonun aylık yüzde 1,91 ve yıllık yüzde 31,61 (medyan beklenti yüzde 31,86) artmasını bekliyor.
Bu rakamlar, TCMB'nin yıl sonu tahminini yüzde 28'e yükselttiği yeni Enflasyon Raporu ile birlikte okunduğunda, dezenflasyonun beklenenden yavaş ilerlediğini teyit ediyor. Temmuzda yıllık enflasyon yüzde 31,8 seviyesindeydi; Ağustos beklentisi, yıllık manşetin bu seviyelerde yatay seyretmesine işaret ediyor.
Repo dönüşü ve 'zımni indirim' tartışması
Piyasanın bu veriyi bu kadar önemsemesinin nedeni, TCMB'nin yaklaşık 6 aylık aranın ardından politika faizinden (yüzde 37) fonlamaya geri dönmesi. Bankanın yüzde 37 faizle yaptığı 1 milyar TL'lik repo ihalesi, gecelik yüzde 40'lık borç verme faizine kıyasla 458 baz puanlık zımni bir indirim olarak yorumlandı ve borsada 'faizden borsaya geçiş' rallisini tetikledi.
Ancak uzmanlar, Ağustos enflasyonunun bu beklentinin üzerinde gelmesi halinde indirim takviminin gecikebileceği uyarısında bulunuyor. JPMorgan, yıl sonuna kadar iki faiz indirimiyle politika faizinin yüzde 35'e gerileyeceğini öngörürken; İş Yatırım, fonlamanın ekim-kasımda kademeli olarak haftalık repoya kayacağını ve Aralık toplantısında 150 baz puanlık bir indirim yapılabileceğini hesaplıyor.
Enflasyon beklentilerindeki uçurum ve yatırımcıya mesaj
Ağustos verisi kadar kritik olan bir diğer nokta, beklentilerdeki ayrışma. TCMB'nin anketine göre 12 ay sonrası enflasyon beklentisi piyasada yüzde 23,69'a gerilerken, hanehalkı beklentisi yüzde 45,58'e, reel sektör beklentisi ise yüzde 32,80'e yükseldi. Bu uçurum, faiz indiriminin enflasyon beklentilerini bozma riski taşıdığını ve TCMB'nin 'temkinli' duruşunu koruyacağını gösteriyor.
Yatırımcılar için mesaj net: 10 Eylül kararı büyük ölçüde bu haftaki enflasyon verisine bağlı. Yıllık enflasyonun yüzde 31,5'in altında kalması, indirim beklentisini güçlendirip borsa ve tahvilde risk iştahını artırabilir; beklentinin üzerindeki bir rakam ise 'zımni indirim' rallisini sekteye uğratabilir. Dolar/TL'nin 48,24 ile tarihi zirvede olduğu bir ortamda, kur tarafındaki hassasiyet de faiz kararının ağırlığını artırıyor.
Özetle, Türkiye piyasaları için bu hafta tek bir sayıya kilitlendi: Ağustos enflasyonu. Bu veri, hem 10 Eylül'deki faiz kararının hem de BIST 100'ün 14.700'lü rekor seviyelerden devam edip etmeyeceğinin ana belirleyicisi olacak.
