Fed’den Beklenen Karar, Sürpriz Karşı Oylar
Küresel piyasaların nefesini tuttuğu ABD Merkez Bankası (Fed) Temmuz toplantısının sonucu açıklandı. Fed, politika faizini piyasa beklentilerine paralel olarak yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tuttu. Ancak karar, 2016’dan bu yana ilk kez üç FOMC üyesinin aynı anda faiz artışı yönünde karşı oy kullanmasıyla gölgelendi. Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari ve Dallas Fed Başkanı Lorie Logan, 25 baz puanlık artıştan yana oy kullanarak Komite içinde enflasyon endişelerinin güçlendiğini net biçimde ortaya koydu.
Enflasyon ve Arz Şokları Vurgusu
Fed’in açıklamasında ekonomik aktivitenin yüksek belirsizliğe rağmen sağlam bir hızda genişlemeyi sürdürdüğü belirtildi. İstihdam artışının işgücü büyümesiyle uyumlu seyrettiği ve işsizlik oranının çok az değiştiği kaydedildi. Asıl kritik mesaj ise enflasyon tarafında geldi: Enerji dahil bazı sektörlerde arz kaynaklı şokların etkisiyle enflasyonun yüzde 2 hedefin üzerinde kalmaya devam ettiği vurgulandı. Komite, fiyat istikrarını sağlayacağı taahhüdünü yeniledi. Politika metninde haziran ayına göre belirgin bir değişiklik yapılmaması, Fed’in temkinli duruşunu koruduğunu gösterdi.
Türk Piyasalarına Yansıma: Belirsizlik Devam Ediyor
Fed kararının ardından küresel faiz görünümündeki belirsizlik, Türk varlıkları için kritik eşik oluşturuyor. Borsa İstanbul, karar öncesinde küresel çip satışları ve jeopolitik gerilimlerin etkisiyle yüzde 1’in üzerinde değer kaybetmişti. Analistler, üç karşı oyun Fed içinde faiz artırımı baskısını güçlendirdiğine işaret ettiğini belirterek, yılın geri kalanında daha temkinli bir küresel likidite ortamının Türk tahvil ve hisse piyasalarında volatiliteyi artırabileceğini değerlendirdi. USD/TL tarafında ise Fed’in sabit faiz politikası kısa vadede dolar üzerindeki baskıyı sınırlasa da, olası faiz artırım fiyatlamaları Türk lirasını kırılgan tutmaya devam ediyor.
Piyasa uzmanları, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın basın toplantısındaki mesajların da en az karar kadar önemli olduğunu vurguluyor. Enflasyonun kalıcılığına dair daha şahin bir dil, küresel risk iştahını olumsuz etkileyerek gelişmekte olan ülke varlıklarına satış baskısı getirebilir. Türk yatırımcısı için ise TCMB’nin sıkı para politikası duruşu ile küresel faiz görünümü arasındaki denge, önümüzdeki dönemde en kritik izleme noktası olmayı sürdürecek.
