Fed'in Şahin Ayrışması Küresel Risk İştahını Daralttı: Türk Piyasaları Yeni Baskı Altında

30 Temmuz 202604:03
Küresel Ekonomi
Fed'in Şahin Ayrışması Küresel Risk İştahını Daralttı: Türk Piyasaları Yeni Baskı Altında

Fed Kararı Sonrası Küresel Dengeler Sarsıldı

ABD Merkez Bankası'nın (Fed) temmuz toplantısında politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tutması, piyasalarda beklenen bir adım olsa da asıl dikkat çeken detay kararın 9'a karşı 3 oyla alınması oldu. Üç FOMC üyesi 25 baz puanlık faiz artırımını savundu. Bu şahin ayrışma, enflasyonun hâlâ hedefin üzerinde seyrettiği ve Orta Doğu kaynaklı belirsizliklerin sürdüğü bir ortamda küresel risk iştahını belirgin şekilde daralttı.

Kararın ardından New York borsalarında satış baskısı güçlenirken, dolar endeksi yükseldi. Gelişmekte olan ülke varlıkları ise fon çıkışları ve yüksek faiz ortamının devam edeceği beklentisiyle baskı altına girdi. Türkiye gibi enerji ithalatçısı ve dış finansmana duyarlı ekonomiler için bu tablo, hem kur hem de faiz tarafında yeni bir zorluk alanı yaratıyor.

Türk Piyasalarında Yansımalar

Borsa İstanbul'da Fed kararının ardından riskli varlıklara yönelik temkinli tutum etkili oldu. Bankacılık ve sanayi hisselerinde satışlar öne çıkarken, döviz kurlarında yukarı yönlü hareketler gözlendi. Dolar/TL'nin 47,40 seviyesinin üzerinde seyretmesi, yerli yatırımcıların portföy tercihlerinde yeniden döviz ve kıymetli madenlere yönelme eğilimini güçlendirdi.

Piyasa uzmanları, Fed'in mesajlarının TCMB'nin faiz indirim takvimini daha da öteleyebileceğine dikkat çekiyor. Enerji fiyatlarındaki oynaklık ve küresel faizlerin yüksek kalma ihtimali, dezenflasyon sürecinde ek risk oluştururken, Türk varlıklarının CDS primi ve tahvil faizleri üzerindeki baskıyı artırıyor.

Uzman Görüşleri ve Beklentiler

Analistler, üç üyenin artırım oyu vermesinin Fed içinde enflasyon endişelerinin hâlâ canlı olduğunu gösterdiğini belirtiyor. "Bu ayrışma, faiz indirimi beklentilerini erteleyerek doların güçlü kalmasına yol açabilir" değerlendirmesi öne çıkıyor. Türk yatırımcısı açısından ise asıl kritik nokta, küresel likidite koşullarının sıkı kalması halinde yurt içi finansal koşulların da daha uzun süre destekleyici olamayacağı gerçeği.

Önümüzdeki günlerde ABD büyüme verileri, Avrupa merkez bankası kararları ve jeopolitik gelişmeler yakından izlenecek. Türk piyasaları için ise Fed sonrası oluşan yeni denge, hem borsa hem de döviz tarafında volatilitenin süreceğine işaret ediyor. Yatırımcıların risk yönetimi ve portföy çeşitlendirmesine daha fazla önem vermesi bekleniyor.