Türkiye'de Karbon Piyasası Resmen Kuruldu: ETS Yönetmeliği Yürürlükte
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın hazırladığı Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi (TR ETS) Yönetmeliği, 27 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. 42 madde, 6 geçici madde ve 7 ekten oluşan düzenlemeyle, yıllık 50 bin ton karbondioksit eşdeğeri üzeri emisyon salan büyük sanayi tesisleri için karbon piyasası kapılarını açtı. Türkiye'nin ilk İklim Kanunu'nun (7552 sayılı) ardından atılan bu adım, hem yerli sanayinin üretim maliyetlerini hem de Avrupa Birliği'ne ihracatın geleceğini doğrudan etkileyecek tarihi bir dönemeç olarak değerlendiriliyor.
Sistem Nasıl İşleyecek?
Yeni düzenlemeye göre tesisler yıllık emisyonlarına göre üç kategoriye ayrılıyor: 50 bin ton ve altı Kategori A, 50-500 bin ton arası Kategori B, 500 bin ton üzeri ise Kategori C. Yalnızca B ve C kategorisindeki tesisler Emisyon Ticaret Sistemi'ne dahil olurken, A kategorisi izleme-raporlama-doğrulama yükümlülüğünü sürdürecek. Her bir tahsisat bir ton CO₂ eşdeğeri salım hakkını temsil edecek; hakların bir bölümü kıyas yöntemine göre ücretsiz dağıtılacak, bir bölümü ise EPİAŞ tarafından işletilecek piyasada ihaleyle satılacak. Salım sınırını aşan tesisler, aradaki farkı ikincil piyasada satın almak zorunda kalacak. Yükümlülüklerini yerine getirmeyen işletmeler için cezalar 12,5 milyon liraya kadar çıkabiliyor.
Takvim ve Kapsam
Sistem, 2026-2027 pilot dönemi ile başlıyor; bu dönemde çimento, demir-çelik, alüminyum ve gübre sektörlerinde yıllık 50 bin ton üzeri emisyon kapasitesine sahip tesisler kapsamda ve kıyas yöntemine göre yüzde 100 ücretsiz tahsisat uygulanıyor. Ardından 2028-2035 birinci uygulama dönemine geçilecek. Pilot dönemde yüzde 41, birinci uygulama döneminde yüzde 47 emisyon kapsama oranı hedefleniyor. Bakan Murat Kurum, düzenlemeyle karbon piyasasının hukuki çerçevesinin belirlendiğini ve 2053 net sıfır hedefi doğrultusunda çevre dostu üretimin ödüllendirileceğini vurguladı.
Türk İhracatçısı İçin Neden Kritik?
Düzenlemenin en kritik boyutu, Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ile olan bağlantısı. AB'nin resmi SKDM sertifika fiyatı 2026'nın ikinci çeyreğinde ton başına 75,28 euro seviyesinde işlem görürken, AB ETS tahsisatları yaklaşık 82 euro/ton düzeyinde. Türkiye'nin kendi karbon fiyatını belirlemesi, ihracatçıların AB'ye girişte ödeyeceği karbon maliyetinin bir kısmını yurt içinde telafi etme imkânı sağlıyor. Uzmanlar, sistemin yeşil dönüşümü hızlandırırken enerji yoğun sektörlerde maliyet baskısı yaratabileceğini, ancak uzun vadede AB pazarında rekabet gücünü korumanın anahtarı olduğunu belirtiyor. Kasım 2026'da Antalya'da düzenlenecek COP31 zirvesi öncesinde atılan bu adım, Türkiye'nin küresel karbon diplomasisindeki konumunu da güçlendiriyor.
