Küresel Enerji Şoku Türkiye'yi Vurdu
Brent petrol fiyatlarının 110 dolar seviyesini aşması, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeleri doğrudan etkiliyor. Jeopolitik gerilimlerin tetiklediği bu yükseliş, hem enflasyonist baskıyı hem de dış dengeyi zorlarken, Borsa İstanbul da küresel risk iştahındaki zayıflamayla paralel olarak haftayı %1,89'luk kayıpla kapattı. Türk yatırımcılar, artan maliyetlerin büyüme ve mali disiplin üzerindeki etkisini yakından izliyor.
Cari Açıkta Alarm Seviyeleri
Eski Merkez Bankası Başekonomisti Hakan Kara gibi uzmanlar, petrol fiyatlarındaki bu seyir devam ederse cari işlemler açığının 70 milyar dolara kadar çıkabileceğini uyarıyor. Enerji faturasındaki artış, turizm ve ihracat kazanımlarını gölgeliyor. Ekonomi yönetimi ise sıkı para politikası ve yapısal reformlarla bu şoku yönetmeye çalışıyor; ancak ithalat bağımlılığı riskleri artırıyor.
Bütçe ve Enflasyon Baskısı
Yüksek petrol fiyatları, eşel mobil sistem üzerinden bütçeye de ağır yük getiriyor. ÖTV ve KDV gelir kayıplarının 600 milyar TL'yi aşabileceği tahminleri gündemde. Piyasa katılımcıları, TCMB'nin enflasyon hedeflerindeki revizyonlara rağmen faizlerin %37'de sabit tutulmasını 'gerekli temkin' olarak değerlendiriyor. Analistler, "Reformlar hızlanmazsa büyüme tahminleri daha da aşağı revize edilebilir" görüşünde birleşiyor.
Piyasalar ve Yatırımcı Perspektifi
BIST 100'deki düzeltme, banka hisseleri öncülüğünde derinleşirken dolar/TL 45,5 TL bandında seyrini sürdürüyor. Küresel risk iştahının azalması ve enerji şoku birleşince retail yatırımcı temkinli pozisyon alıyor. Uzmanlar, orta vadede reform odaklı büyüme stratejisinin ve rezerv güçlendirmenin kritik olacağını vurguluyor. Türkiye, bu küresel fırtınada direnç gösterse de yapısal dönüşümün hızı piyasaları belirleyecek.
