Tarihi Zirve ve Ekonomik Etkileri
Başkent Ankara, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde ev sahipliği yaptığı NATO Liderler Zirvesi ile küresel dikkatlerin odağına yerleşti. İttifakın savunma harcamalarını 2035'e kadar 4,2 trilyon dolara çıkarma hedefi, Türk savunma sanayii şirketleri ve KOBİ'leri için tarihi bir fırsat sunuyor. NATO Genel Sekreteri'nin işaret ettiği on milyarlarca dolarlık yeni sözleşmeler, Türkiye'nin ihracatını ve teknolojik kapasitesini güçlendirecek.
Savunma Sanayiinde Yeni Dönem
Zirve kapsamında düzenlenen Savunma Sanayi Forumu, müttefik ülkelerle ortak üretim ve tedarik anlaşmalarına zemin hazırlıyor. ASELSAN, TAI gibi devler başta olmak üzere yerli firmalar, mühimmat, siber güvenlik ve yeni nesil teknolojilerde önemli roller üstlenebilir. Uzmanlar, bu gelişmelerin savunma ihracatını 11 milyar dolarlık rekorun üzerine taşıyarak cari dengeye olumlu katkı sağlayacağını vurguluyor.
Piyasalar ve Yabancı Sermaye Beklentisi
Borsa İstanbul, zirve öncesi ve sırasında pozitif seyir izlerken, savunma hisseleri öne çıkıyor. Yabancı yatırımcıların Türkiye'ye artan ilgisi, TL varlıklara destek olabilir. Ancak jeopolitik riskler ve küresel enerji maliyetleri dikkatle izleniyor. Piyasa analistleri, zirvenin kısa vadede turizm ve hizmet sektörlerine de canlılık getireceğini, uzun vadede ise stratejik konumumuzu güçlendirerek sürdürülebilir büyüme için zemin oluşturacağını belirtiyor.
Geniş Etki ve Riskler
Ekonomi yönetimi, bu fırsatı dezenflasyon süreciyle birleştirerek yapısal reformları hızlandırmak istiyor. TCMB'nin 23 Temmuz kararı öncesi gelen bu olumlu rüzgar, faiz beklentilerini de etkileyebilir. Yine de, enerji ithalatı baskısı ve küresel belirsizlikler karşısında mali disiplinin korunması kritik önem taşıyor. Türk yatırımcılar için savunma odaklı portföy çeşitlendirmesi, bu dönemde ön plana çıkabilir.
