Piyasaların Yeni Faiz Testi
Türkiye finans piyasalarında gözler yeniden Merkez Bankası’nın faiz rotasına çevrildi. JPMorgan, temmuz enflasyonunun beklentilerin altında kalması, fiyat artışlarındaki ivmenin zayıflaması ve cari dengedeki iyileşmenin ardından TCMB’nin eylül ayından itibaren faiz indirimlerine başlayabilecek bir hareket alanı kazandığını bildirdi. Bu değerlendirme, yalnızca faiz beklentilerini değil; TL’nin seyri, tahvil getirileri, kredi maliyetleri ve yabancı yatırımcı pozisyonlarını aynı anda etkileyebilecek yeni bir piyasa denklemi oluşturdu.
JPMorgan’ın Senaryosu
JPMorgan ekonomisti Fatih Akçelik’in beklentisine göre TCMB, eylül ayında bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden dönebilir. Banka, ardından ekim ve aralık aylarında politika faizinde 100’er baz puanlık indirim öngörüyor. Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde politika faizinin yıl sonunda %35 seviyesine gerilemesi bekleniyor. JPMorgan ayrıca ağustos ayı aylık enflasyonunu akaryakıt fiyatlarının etkisiyle %1,9, yıllık enflasyonu ise %31,6 olarak tahmin ediyor.
TCMB’nin Temkinli Çerçevesi
Bu beklentinin arkasında, TCMB’nin son Enflasyon Raporu’nda verdiği likidite ve faiz mesajları bulunuyor. Merkez Bankası politika faizini %37 seviyesinde tutarken, bir hafta vadeli repo ihalelerine ara verdi ve piyasayı gecelik borç verme faizinin bulunduğu %40’a yakın seviyelerden fonlamayı sürdürdü. Başkan Fatih Karahan, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini enerji, gıda ve diğer emtia maliyetlerindeki artış nedeniyle %26’dan %28’e yükseltirken, sıkı para politikası duruşunun korunacağını vurguladı.
TL İçin Fırsat ve Risk
Faiz indirimi beklentisi ilk bakışta şirket değerlemeleri, bankacılık hisseleri ve uzun vadeli tahviller açısından destekleyici görünebilir. Ancak faiz indiriminin zamanlaması kritik önem taşıyor. Enflasyon beklentileri kalıcı biçimde iyileşmeden veya enerji fiyatlarındaki baskı sona ermeden atılacak hızlı bir adım, TL mevduatın cazibesini azaltarak dövize yönelimi hızlandırabilir. JPMorgan da yüksek piyasa pozisyonlanmasını temel risk olarak gösteriyor ve yurt dışı kaynaklı carry trade pozisyonlarının yaklaşık 47 milyar dolara ulaştığını belirtiyor.
Yatırımcı Ne İzlemeli?
Perakende yatırımcı açısından haberin ana mesajı, faiz indiriminin kesinleştiği değil, piyasanın böyle bir süreci şimdiden fiyatlamaya başladığıdır. İlk aşamada kısa vadeli tahvil faizlerinde gerileme ve uzun vadeli tahvillerde değer artışı görülebilir; buna karşılık TL’deki değer kaybı hızlanırsa bu olumlu etki tersine dönebilir. Mevduat, tahvil, kredi ve hisse senedi kararlarında tek bir faiz indirimi beklentisine göre pozisyon almak yerine aylık enflasyon verisi, TCMB’nin repo ihalelerine dönüşü, TL mevduat payı ve yabancı pozisyonlarının yönü birlikte takip edilmelidir.
Asıl Sınav Kasımda
JPMorgan’a göre piyasaların asıl sınavı faiz indirimleri başladıktan ve cari dengedeki mevsimsel destek kasım ayı civarında tersine döndükten sonra yaşanabilir. Bu nedenle eylül ayında olası bir faiz indirimi, dezenflasyon sürecinin zafer ilanı olarak değil; enflasyon, kur ve sermaye akımlarının aynı anda yönetilmesini gerektiren hassas bir geçiş adımı olarak okunmalı. Türkiye piyasalarında yeni yönü, faiz indiriminin kendisinden çok, bu adımın TL üzerindeki güven etkisi belirleyecek.