TCMB Rezervlerinde Güçlü Toparlanma: 183,5 Milyar Dolarlık Artış TL İçin Ne Anlatıyor?

21 Ağustos 202615:11
Piyasa Haberleri
TCMB Rezervlerinde Güçlü Toparlanma: 183,5 Milyar Dolarlık Artış TL İçin Ne Anlatıyor?

Merkez Bankası’nın rezervlerinde kritik eşik aşıldı

Türkiye piyasalarının bugün izlediği en önemli gelişme, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın rezervlerinde görülen güçlü toparlanma oldu. TCMB’nin toplam rezervleri 14 Ağustos haftasında 5 milyar 134 milyon dolar artarak 183,5 milyar dolara yükseldi. Böylece toplam rezervler yaklaşık beş ayın en yüksek seviyesine çıkarken, döviz piyasasında Merkez Bankası’nın hareket alanının genişlediğine ilişkin beklentiler güçlendi.

Net rezervlerde de belirgin iyileşme

Rezerv artışının piyasa açısından daha yakından izlenen tarafı, net göstergelerdeki yükseliş oldu. TCMB’nin net uluslararası rezervleri haftalık bazda yaklaşık 4,2 milyar dolar artarak 67,1 milyar dolar seviyesine çıkarken, swap hariç net rezervler de yaklaşık 54,3 milyar dolara yükseldi. Bu tablo, yalnızca brüt rezervlerdeki artıştan ibaret olmayan, Merkez Bankası’nın kullanılabilir döviz tamponunda da toparlanma yaşandığına işaret ediyor.

Döviz satış baskısı hafifliyor

QNB ekonomistlerinin hesaplamalarına göre TCMB, 14 Ağustos ile biten haftada yaklaşık 3,3 milyar dolarlık net döviz alımı gerçekleştirdi. Bu gelişme, daha önce döviz likiditesini korumak amacıyla yapılan satışların yerini yeniden alımların almaya başladığını gösteriyor. Aynı hesaplamalara göre TCMB’nin son üç haftadaki toplam döviz alımı 11,2 milyar dolara ulaşırken, savaş döneminde gerçekleştirilen satışların yaklaşık 6,6 milyar dolarlık bölümü geri kazanılmış oldu.

Bu değişimin arkasında, döviz talebindeki görece yavaşlama, yabancı yatırımcıların TL cinsi varlıklara ilgisi ve carry trade işlemlerindeki artış bulunuyor. Ancak analistler, swap kanalıyla gelen kaynakların bir bölümünün kısa vadeli olabileceğine dikkat çekiyor. Yabancı yatırımcıların swap pozisyonunun yaklaşık 40 milyar dolar seviyesinde olduğu belirtilirken, bu fonların küresel risk iştahındaki değişimlere karşı hassas olması piyasaların önündeki temel kırılganlıklardan biri olarak öne çıkıyor.

Rezerv artışı TL için neden önemli?

Rezervlerdeki toparlanma, Türk lirası açısından üç kanaldan önem taşıyor. İlk olarak TCMB’nin kur oynaklığına karşı kullanabileceği likidite kapasitesini artırıyor. İkinci olarak dış borç ödemeleri ve olası sermaye çıkışları karşısında piyasanın güvenlik tamponunu güçlendiriyor. Üçüncü olarak ise rezerv birikiminin sürmesi halinde, Merkez Bankası’nın kuru savunmak için yoğun döviz satışı yapma ihtiyacını azaltarak para politikasının daha öngörülebilir uygulanmasına katkı sağlayabiliyor.

Bununla birlikte rezerv artışı tek başına enflasyon sorununu çözmüyor. Rezervlerdeki yükselişin kalıcı bir iyileşmeye dönüşmesi için cari denge, yabancı sermaye girişlerinin vadesi, bütçe performansı ve enflasyon beklentilerindeki gelişmelerin de destekleyici olması gerekiyor. Swap hariç net rezervler savaş öncesindeki yaklaşık 78,8 milyar dolarlık seviyenin hâlâ altında bulunuyor; toplam rezervler de savaş öncesi 210,3 milyar dolarlık düzeyin gerisinde seyrediyor.

Piyasaların ilk tepkisi temkinli iyimserlik

Rezerv verisinin açıklandığı dönemde yurt içi piyasalarda BIST 100 endeksi 14.397 puan seviyesinde kapanırken, Türkiye’nin 5 yıllık CDS primi 222 baz puan civarında yatay seyretti. İki yıllık gösterge tahvil faizi yüzde 40,87, on yıllık gösterge tahvil faizi ise yüzde 34,80 düzeyinde gerçekleşti. Bu fiyatlama, yatırımcıların rezerv toparlanmasını olumlu karşıladığını ancak faiz, enflasyon ve küresel riskler konusunda henüz güçlü bir rahatlama yaşanmadığını gösteriyor.

Önümüzdeki dönemde piyasaların odağı, rezerv artışının devam edip etmeyeceği ve bu artışın ne kadarının kalıcı döviz girişlerinden oluştuğu olacak. Kalıcı rezerv birikimi sürerse TL varlıklar üzerindeki risk primi ve kur oynaklığı azalabilir; ancak artış ağırlıklı olarak kısa vadeli swap ve portföy girişlerinden kaynaklanıyorsa, küresel faiz veya jeopolitik risklerdeki yeni bir dalga kazanımları hızla tersine çevirebilir. Bu nedenle Türk yatırımcı açısından bugünkü haberin ana mesajı, rezervlerde önemli bir iyileşme yaşanması kadar, bu iyileşmenin sürdürülebilirliğinin de yakından izlenmesi gerektiğidir.