Türkiye fon piyasasında 7 Ekim 2026 kapanışı, getiri tablosunun en üst sıralarında yer alan fonlarla tasfiye sürecindeki ürünlerin aynı anda öne çıkması nedeniyle dikkat çekti. Hedef Portföy Çınar Hisse Senedi Serbest Fonu’nun (HPL) son 10 iş gününde %1.335,13 yükselmesi, ilk bakışta olağanüstü bir performans görüntüsü yaratırken; fonun tasfiye statüsü, bu hareketin klasik anlamda yeni yatırım fırsatı olarak okunmasını engelliyor.
7 Ekim tarihli TEFAS kapanış verilerine göre HPL, son 10 iş gününün en yüksek getirili fonu oldu. Fonun aynı listede Osmanlı Portföy Altın Katılım Borsa Yatırım Fonu OAK’ın %143,12’lik getirisi ve Pardus Portföy Dördüncü Serbest Fon PDS’nin %21,22’lik performansı izledi. HPL’nin kısa dönemdeki yükselişi bu iki ürünün oldukça üzerinde gerçekleşti; ancak fiyat artışı ile yatırımcının fiilen nakde erişebilmesi aynı şey değil.
HPL, tasfiye sürecindeki fonlar arasında yer alıyor. Bu nedenle ekranda görülen yüksek oran, yeni alım yapılabilen ve normal valör kurallarıyla işlem gören standart bir TEFAS fonunun getirisi gibi değerlendirilmemeli. Tasfiye kapsamındaki fonlarda portföy varlıklarının nakde çevrilmesi, alacakların tahsili, ödeme sırası ve nihai hesaplama süreci belirleyici hale geliyor. Yatırımcı açısından kritik soru, fiyatın ne kadar yükseldiğinden çok, bu değerin hangi tarihte ve hangi koşullarda ödemeye dönüşeceği.
Tasfiye fonları dışarıda bırakıldığında, 7 Ekim verilerinde portföy yönetimi eğiliminin daha çok teknoloji, yabancı hisse ve serbest fonlarda yoğunlaştığı görüldü. Son bir aylık dönemde Hedef Portföy Ekinoks Serbest Fon HMC %12,08, Ahlatcı Portföy Birinci Serbest Fon BS1%11,73, Atlas Portföy Sentiment Serbest Fon STI %11,19 ve Garanti Portföy Yabancı Teknoloji Hisse Senedi Fonu GUH %11,15 getiri sağladı. Neo Portföy Teknoloji ve İnovasyon Değişken Fonu NTI’nin %10,13’lük getirisi de aynı temanın farklı portföy yapılarında karşılık bulduğunu gösterdi.
Bu tablo, kısa vadeli liderlik ile sürdürülebilir portföy performansının birbirinden ayrılması gerektiğini ortaya koyuyor. Tasfiye statüsündeki fonlarda görülen sert oranlar, likidite ve ödeme belirsizliği nedeniyle doğrudan takip edilebilir bir strateji sunmazken; teknoloji ve yabancı hisse fonlarındaki yükseliş daha geniş piyasa temalarının etkisini yansıtıyor. Perakende yatırımcı için fon seçiminin yalnızca getiri sıralamasına göre yapılması yerine, fonun işlem durumu, risk değeri, portföy büyüklüğü, valör yapısı ve tasfiye dışı statüsü birlikte incelenmeli.
7 Ekim verilerinin verdiği en önemli mesaj, TEFAS ekranında görülen en yüksek yüzdelerin her zaman yatırım yapılabilir ürünleri göstermediği. HPL’deki %1.335,13’lük hareket haber değeri taşıyor; fakat tasfiye süreci nedeniyle bu rakamı normal fon performanslarıyla karşılaştırmak yanıltıcı olabilir. Fon yatırımcısı için yüksek getiri kadar, getirinin hangi hukuki ve operasyonel çerçevede gerçekleştiği de önem taşıyor.
